Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Rusülünâ: Elçilerimiz (melekler)
- Büşrâ: Müjde
- Selâmen: Selametle, esenlikle (selam verdiler)
- Selâm: Esenlik, güvenlik (karşılık olarak)
- Lebis: Bekledi, durdu, gecikti
- Icl: Buzağı, dana
- Hanîz: Ateşte kızgın taşlarla pişirilmiş, kızartılmış et
Tefsir:
Bu mübarek ayet, Allah'ın seçkin kullarından olan Hz. İbrahim'in (aleyhisselam) misafirperverliğini ve meleklerin ona getirdiği müjdeyi anlatmaktadır. Rabbimiz, "Andolsun ki elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldiler" buyuruyor. Bu elçiler, Cebrail (a.s.) ve beraberindeki meleklerdi. Onlar, Hz. İbrahim'e iki önemli müjde ile gelmişlerdi: Birincisi, oğlu İshak'ın ve onun ardından torunu Yakub'un dünyaya geleceği müjdesi; ikincisi ise azgın kavmiyle birlikte helak edilecek olan Lut kavminin haberidir.
Melekler, Hz. İbrahim'in yanına girdiklerinde ona "Selamün aleyküm" diyerek selam verdiler. Bu, onların nezaketini ve getirdikleri haberin hayırlı olduğunu gösteriyordu. Hz. İbrahim de bu selama daha güzel bir şekilde "Selam" diyerek karşılık verdi. Zira Kur'an-ı Kerim'de buyrulduğu gibi, bir selamla selamlandığınızda siz de ondan daha güzeliyle karşılık verin.
Hz. İbrahim, gelen misafirlerin melek olduğunu bilmiyordu; onları sıradan insanlar sanıyordu. Bu yüzden, İslam'ın ve insanlığın en güzel örneklerinden biri olan misafirperverlik ahlakını sergileyerek hemen harekete geçti. Ayette "Femâ lebise" yani "çok beklemedi, hemen gitti" buyruluyor. O, vakit kaybetmeden koştu ve misafirleri için kızgın taşlarla pişirilmiş, semiz ve lezzetli bir buzağı getirdi. Bu, onun ikramdaki cömertliğini ve misafirlerine verdiği değeri gösterir.
Bu ayet bizlere birçok ders vermektedir. Öncelikle, Hz. İbrahim'in (a.s.) bu davranışı, misafirperverliğin ne kadar önemli ve değerli bir haslet olduğunu göstermektedir. O, gelen misafirlerine en güzel ikramı yapmak için hiç tereddüt etmemiş, en iyi şeyi onlara sunmuştur. Bu, müminlerin birbirine karşı sevgi ve saygısının, cömertliğin ve eli açıklığın en güzel örneğidir.
Ayrıca bu ayet, Allah'ın dostlarına ikramda bulunmanın ve onları ağırlamanın ne kadar büyük bir şeref olduğunu da bizlere öğretmektedir. Hz. İbrahim, farkında olmadan melekleri ağırlamış ve bu sayede Allah'ın rahmetine ve müjdesine nail olmuştur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de "Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa, misafirine ikram etsin" buyurarak bu güzel ahlakı ümmetine tavsiye etmiştir.
Sevgili kardeşlerim, bu ayet bize gösteriyor ki, iyilik ve ikram asla karşılıksız kalmaz. Hz. İbrahim'in yaptığı bu güzel davranış, onun hem dünyada hem ahirette hayırla anılmasına vesile olmuştur. Bizler de onun bu güzel ahlakını örnek almalı, misafirlerimize ve çevremizdeki insanlara karşı cömert ve ikram sahibi olmalıyız. Unutmayalım ki, yapılan her iyilik, Allah katında mutlaka karşılık bulacaktır. Rabbimiz, bizleri de Hz. İbrahim gibi cömert, misafirperver ve Allah'ın sevgisine nail olan kullarından eylesin. Amin.
📜 Ayet 67-71 — Hûd
Meal — Hûd 69
Sure Hûd Ayet 69 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : And olsun ki, elçilerimiz müjde ile İbrahim'e geldiler. "Selam sana"…Sure Ayet 69/123 — Hûd هود (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hûd Dinle, Hûd Meal, Hûd mp3, Hûd pdf. Ayet 67–71. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










