Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Enşee: Yarattı, var etti, inşa etti.
- Es-sem'a: İşitme duyusu, kulaklar.
- El-ebsâr: Gözler, görme duyusu.
- El-ef'ide: Kalpler, akıllar, idrak merkezleri.
- Kalîlen mâ teşkürûn: Ne kadar az şükrediyorsunuz! (Bu ifade, şükrün yok denecek kadar az olduğunu vurgular.)
Tefsir:
Ey insanlar! Allah Teâlâ, size sayısız nimetler bahşetmiştir. Bu nimetlerin en büyüklerinden ve en açık olanlarından birisi de, sizin dış dünyayı algılamanızı sağlayan duyularınızdır. O'dur ki, size işitme duyusunu (kulakları) verdi ki, O'nun ayetlerini, hakikatleri ve size faydalı olan her şeyi duyasınız. Gözleri verdi ki, kâinattaki sanatını, hikmetini ve delillerini göresiniz. Ve kalpleri (akılları) verdi ki, duyduklarınızı ve gördüklerinizi düşünüp anlayasınız, bunlardan ders çıkarasınız.
Bütün bu nimetler, sizin için yaratılmıştır. Siz daha anne karnında iken hiçbir şey bilmiyordunuz; O, size bu duyuları ve kalbi vererek sizi donattı. Peki, siz bu kadar büyük nimetlere karşılık ne yapıyorsunuz? Ne yazık ki şükrünüz çok azdır! Hatta çoğunuz bu nimetleri hiç düşünmez, bunların sahibini tanımaz ve O'na gereği gibi ibadet etmezsiniz. Bu nimetleri verenin Allah olduğunu inkâr eder, O'na ortak koşarsınız. İşte bu, büyük bir nankörlüktür.
Ey kardeşlerim! Bir düşünün: Gözleriniz olmasaydı, annenizin yüzünü, güneşin ışığını, yeşil doğayı görebilir miydiniz? Kulaklarınız olmasaydı, sevdiklerinizin sesini, Kur'an'ın eşsiz nağmesini duyabilir miydiniz? Kalbiniz olmasaydı, bu dünyayı anlayabilir, doğruyu yanlıştan ayırt edebilir miydiniz? Elbette hayır! İşte tüm bunlar, Allah'ın size olan sınırsız merhametinin ve sevgisinin delilleridir. O, size bunları verdi ki, sizi doğru yola ulaştırsın, dünyanızı ve ahiretinizi mamur etsin.
Öyleyse bu büyük nimetlere karşı şükrümüzü nasıl eda edelim? Şükür, sadece "Elhamdülillah" demekle bitmez. Asıl şükür, bu nimetleri veren Allah'ı tanımak, O'na iman etmek, O'nun emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak ve bu duyuları O'nun rızasına uygun işlerde kullanmaktır. Gözümüzü haramdan korumak, kulağımızı günahtan sakınmak, kalbimizi ise Kur'an ve iman nuruyla doldurmak, şükrün ta kendisidir.
Unutmayalım ki, bu nimetler bir gün elimizden alınacaktır. Hastalık, ihtiyarlık veya ölüm anında bu duyular işlevini yitirecektir. O halde fırsat varken, bu nimetlerin kıymetini bilelim ve şükreden kullardan olalım. Allah, şükredenleri sever ve onların nimetini artırır. Nankörlük ise, nimetin elden gitmesine ve azaba sebep olur. Rabbimiz, hepimize şükreden bir kalp, zikreden bir dil ve sabreden bir beden nasip eylesin. Amin.
📜 Ayet 76-80 — Mü'minûn
Meal — Mü'minûn 78
Sure Mü'minûn Ayet 78 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve kalbler vareden O'dur. Pek…Sure Ayet 78/118 — Mü'minûn المؤمنون (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'minûn Dinle, Mü'minûn Meal, Mü'minûn mp3, Mü'minûn pdf. Ayet 76–80. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










