Sebâ · 22/54
Meal Okunuş — Sebâ
قُلِ ادْعُوا الَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِ اللَّهِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ وَمَا لَهُمْ فِيهِمَا مِن شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهُم مِّن ظَهِيرٍ ۝٢٢
Qulid `ul lazeena za`amtum min doonil laahi laa yamlikoona misqaala zarratin fissamaawaati wa laa fil ardi wa maa lahum feehimaa min shirkinw wa maa lahoo minhum min zaheer
📖 Türkçe Anlam
De ki: "Allah'ı bırakıp de göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip olmadığı, her ikisinde de bir ortaklığı bulunmadığı ve hiçbiri Allah'a yardımcı olmadığı halde tanrı olduklarını ileri sürdüklerinizi yardıma çağırsanıza!"
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Zâametüm: İddia ettiğiniz, zannettiğiniz kimseler.
  • Miskâl: Tartıda bir ağırlık birimi, zerre kadar.
  • Zerre: En küçük karınca, toz zerresi.
  • Şirk: Ortaklık, pay sahipliği.
  • Zahîr: Yardımcı, destekçi, arka çıkan.

Tefsir:

Ey Resûlüm! Şu müşriklere de ki: "Haydi, Allah'ı bırakıp da ilah olduğunu iddia ettiğiniz o varlıkları çağırın, onlara yalvarın, onlardan yardım isteyin! Bakalım size ne cevap verecekler, hangi ihtiyacınızı karşılayacaklar?" Onlar ne göklerde ne de yerde bir zerre ağırlığınca bile hiçbir şeye sahip değillerdir. Ne göklerin ne de yerin yaratılışında ve yönetiminde Allah ile ortaklıkları yoktur. Allah'ın, bu ilah edindikleri varlıklardan bir yardımcısı da yoktur ki onlar O'na destek olsunlar.

Ey insan! Şu kâinata bir bak: Göklerin ve yerin yaratılışı, güneşin ve ayın hareketleri, yıldızların dizilişi, rüzgârların esişi, yağmurun yağışı... Bütün bunlar tek başına, kudreti her şeye yeten, hiçbir ortağı ve yardımcısı olmayan Allah'ın eseridir. Peki, sizin taptığınız o putlar, o heykeller, o kabirlerdeki zatlar bu muazzam işlerin hangisinde söz sahibidir? Hangi bir zerreye hükmedebilirler?

Onlar ne size bir fayda sağlayabilir ne de bir zararı sizden uzaklaştırabilir. Onlar aciz, zayıf ve muhtaç varlıklardır. Allah ise her şeyden müstağnidir, hiçbir yardımcıya ve ortağa ihtiyacı yoktur. O, her şeyi yoktan var eden, her an kâinatı çekip çeviren, rızık veren, dirilten ve öldürendir. Öyleyse ibadet yalnızca O'na yapılmalı, yalnızca O'ndan istenmelidir. Çünkü gerçek güç ve kudret yalnızca O'na aittir.

Bu ayet bize ne güzel bir ders veriyor: Hayatımızda hangi kapıya yönelirsek yönel elim, asıl kapının Allah'ın kapısı olduğunu unutmayalım. O'ndan başkasına el açan, boş ellerle döner. O'na yönelen ise asla boş çevrilmez. Ne mutlu o kimseye ki, kalbini yalnızca Allah'a bağlamış, O'ndan başka hiçbir varlıktan medet ummamıştır. Çünkü Allah, kendisine yönelen kullarını asla yalnız bırakmaz, onlara yardım eder ve onları destekler.

🎧 Dinle

📜 Ayet 20-24 — Sebâ

20وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ إِبْلِيسُ ظَنَّهُ فَاتَّبَعُوهُ إِلَّا فَرِيقًا مِّنَ الْمُؤْمِنِينَ
And olsun ki İblis, onlar hakkındaki görüşünü doğru çıkartmış; inananlardan bir topluluk dışında hepsi ona uymuşlardı.
21وَمَا كَانَ لَهُ عَلَيْهِم مِّن سُلْطَانٍ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يُؤْمِنُ بِالْآخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا فِي شَكٍّ ۗ وَرَبُّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ حَفِيظٌ
Oysa İblis'in onlar üzerinde bir nüfuzu yoktu; ama Biz ahirete inanan kimselerle ondan şüphede olanları, işte böylece ortaya koyarız. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.
22قُلِ ادْعُوا الَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِ اللَّهِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ وَمَا لَهُمْ فِيهِمَا مِن شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهُم مِّن ظَهِيرٍ
De ki: "Allah'ı bırakıp de göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip olmadığı, her ikisinde de bir ortaklığı bulunmadığı ve hiçbiri Allah'a yardımcı olmadığı halde tanrı olduklarını ileri sürdüklerinizi yardıma çağırsanıza!"
23وَلَا تَنفَعُ الشَّفَاعَةُ عِندَهُ إِلَّا لِمَنْ أَذِنَ لَهُ ۚ حَتَّىٰ إِذَا فُزِّعَ عَن قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَا قَالَ رَبُّكُمْ ۖ قَالُوا الْحَقَّ ۖ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ
Allah'ın katında, kendisine izin verilenden başka kimse şefaat edemez. Sonunda, gönüllerindeki korku giderilince birbirlerine "Rabbiniz ne söyledi?" diye sorarlar; "Hak söyledi" derler. O, yücedir, büyüktür.
24۞ قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۖ قُلِ اللَّهُ ۖ وَإِنَّا أَوْ إِيَّاكُمْ لَعَلَىٰ هُدًى أَوْ فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
De ki: "Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?" De ki: "Allah'tır. Öyleyse doğru yolda veya apaçık bir sapıklıkta olan ya biziz ya sizsiniz."
SebâKuran Fihrist
54Ayet
MekkiRevelation
22Ayet

Meal — Sebâ 22

Sure Sebâ Ayet 22 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : De ki: "Allah'ı bırakıp de göklerde ve yerde zerre kadar…

Sure Ayet 22/54 — Sebâ سبأ (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Sebâ Dinle, Sebâ Meal, Sebâ mp3, Sebâ pdf. Ayet 20–24. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler