Sâffât · 25/182
Meal Okunuş — Sâffât
مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ ۝٢٥
Maa lakum laa tanaasaroon
📖 Türkçe Anlam
Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?"
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mâ leküm: Size ne oldu? / Ne oldu size?
  • Lâ tenâsarûn: Birbirinize yardım etmiyorsunuz / Birbirinizi desteklemiyorsunuz.

Tefsir:

Kıyamet gününde, hesap için toplanan o dehşetli meydanda, azap melekleri o günahkârlara şöyle hitap edecek: "Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz? Niçin birbirinizi koruyup kurtarmıyorsunuz?"

Bu, onlara yöneltilen ağır bir azar ve kınama sorusudur. Çünkü onlar dünya hayatında birbirlerine dayanır, birbirlerini destekler, güçlerine güç katarlardı. Zalimler, zulümlerinde birbirlerine arka çıkar; müşrikler, batıl davalarında birbirlerini kayırırlardı. Hatta putlarından bile medet umar, "Bunlar bizim şefaatçilerimizdir, bize yardım ederler" derlerdi.

Fakat o gün, tüm bu yardımlaşma iddiaları boşa çıkacak. Ne dost dosta, ne akraba akrabaya, ne de o taptıkları putlar kendilerine yardım edebilecek. O gün yardım yalnızca Allah'a aittir ve O'nun izni olmadan hiçbir şefaat, hiçbir destek söz konusu değildir.

Bu ayet, dünya hayatında birbirine güvenen, birbirini destekleyen ve Allah'a karşı gelmekte dayanışma içinde olanların, ahirette bu dayanışmanın tamamen yok olacağını ve yapayalnız kalacaklarını haber verir. Orada herkes kendi derdine düşmüş, kendi hesabını düşünmektedir.

Ey insan! Bugün seni azdıran, seni Allah'tan uzaklaştıran dostların, yarın senin yardımına koşamayacak. O gün tek dost, tek yardımcı Allah'tır. Öyleyse bu dünyada dostluğunu, dayanışmanı ve yardımlaşmanı Allah'ın rızası üzerine kur. Öyle bir dost edin ki, o seni Allah'a yaklaştırsın, hayra yönlendirsin. Unutma ki, kıyamet günü pişmanlık çok büyük olacak; ama o gün pişmanlığın fayda vermeyeceği gibi, dostların da sana fayda veremeyecek. Şimdi, bu dünyada iken, seni kurtaracak olan o yüce dostu (Allah'ı) tanı ve O'na sımsıkı sarıl.

🎧 Dinle

📜 Ayet 23-27 — Sâffât

23مِن دُونِ اللَّهِ فَاهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَاطِ الْجَحِيمِ
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
24وَقِفُوهُمْ ۖ إِنَّهُم مَّسْئُولُونَ
"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır."
25مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ
Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?"
26بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ
Hayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır.
27وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَاءَلُونَ
Birbirlerine dönüp soruşurlar.
SâffâtKuran Fihrist
182Ayet
MekkiRevelation
25Ayet

Meal — Sâffât 25

Sure Sâffât Ayet 25 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?"

Sure Ayet 25/182 — Sâffât الصافات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Sâffât Dinle, Sâffât Meal, Sâffât mp3, Sâffât pdf. Ayet 23–27. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler