Sâd · 30/88
Meal Okunuş — Sâd
وَوَهَبْنَا لِدَاوُودَ سُلَيْمَانَ ۚ نِعْمَ الْعَبْدُ ۖ إِنَّهُ أَوَّابٌ ۝٣٠
Wa wahabnaa li Daawooda Sulaimaan; ni`mal `abd; innahoo awwaab
📖 Türkçe Anlam
Davud'a Süleyman'ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu! Doğrusu o daima Allah'a yönelirdi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Vehebna: Biz bağışladık, verdik.
  • Nimel abd: Ne güzel kuldur!
  • Evvab: Allah'a çok yönelen, O'na dönen, tövbe eden.

Tefsir:

Biz Davud'a, gözünün aydınlığı ve neslinin devamı olarak oğlu Süleyman'ı bağışladık. Bu, Davud'a büyük bir lütuf ve ikramdı. Süleyman, babasının izinden giden, Allah'ın kendisine verdiği nimetlere şükreden ve O'na yönelen bir peygamberdi. Allah onu överek "Ne güzel kul!" buyurmuştur. Çünkü Süleyman, her işinde Allah'a yönelir, hata ve kusurlarından dolayı O'na tövbe eder, her durumda O'nu anar ve O'na sığınırdı. O, Allah'a dönüşü ve O'na olan bağlılığıyla örnek bir kuldur.

Faydalar:

Bu ayet bize, Allah'ın salih kullarına hem dünyada hem de ahirette ikramda bulunacağını, onlara hayırlı evlatlar vereceğini ve onları övgüyle anacağını gösterir. Ayrıca, bir kulun en güzel vasfının "evvab" yani Allah'a sürekli yönelen, tövbe eden ve O'na bağlılığını koruyan bir kimse olmasıdır. Bu vasıf, insanı Allah katında yüceltir ve O'nun sevgisini kazandırır. Mümin, her an Allah'a dönmeli, hatalarından pişmanlık duymalı ve O'na olan bağlılığını hiçbir zaman kaybetmemelidir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 28-32 — Sâd

28أَمْ نَجْعَلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَالْمُفْسِدِينَ فِي الْأَرْضِ أَمْ نَجْعَلُ الْمُتَّقِينَ كَالْفُجَّارِ
Yoksa, inanıp yararlı iş işleyenleri, yeryüzünde, bozguncular gibi mi tutarız? Yoksa, Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkanlar gibi mi tutarız?
29كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِّيَدَّبَّرُوا آيَاتِهِ وَلِيَتَذَكَّرَ أُولُو الْأَلْبَابِ
Sana indirdiğimiz bu Kitap mübarektir; ayetlerini düşünsünler, aklı olanlar da öğüt alsınlar.
30وَوَهَبْنَا لِدَاوُودَ سُلَيْمَانَ ۚ نِعْمَ الْعَبْدُ ۖ إِنَّهُ أَوَّابٌ
Davud'a Süleyman'ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu! Doğrusu o daima Allah'a yönelirdi.
31إِذْ عُرِضَ عَلَيْهِ بِالْعَشِيِّ الصَّافِنَاتُ الْجِيَادُ
Ona bir akşam üstü, çalımlı, cins koşu atları sunulmuştu.
32فَقَالَ إِنِّي أَحْبَبْتُ حُبَّ الْخَيْرِ عَن ذِكْرِ رَبِّي حَتَّىٰ تَوَارَتْ بِالْحِجَابِ
Süleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.
SâdKuran Fihrist
88Ayet
MekkiRevelation
30Ayet

Meal — Sâd 30

Sure Sâd Ayet 30 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Davud'a Süleyman'ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu! Doğrusu o…

Sure Ayet 30/88 — Sâd ص (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Sâd Dinle, Sâd Meal, Sâd mp3, Sâd pdf. Ayet 28–32. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler