Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Yenzurûne: Bakarlar, gözetlerler, beklerler.
- Bğteten: Ansızın, apansız, hiç beklemedikleri bir anda.
- Eşrâtuhâ: Kıyametin alametleri, işaretleri, belirtileri.
- Ennâ: Nereden, nasıl, ne şekilde.
- Zikrâhum: Onların öğüt alması, düşünüp ibret alması, pişmanlık duyması.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Rabbimiz, inkârcıların içinde bulunduğu gaflet halini ve kendilerine yapılan uyarıların ne kadar büyük bir nimet olduğunu gözler önüne sermektedir. Onlar, kendilerine gönderilen peygamberlere ve kitaplara rağmen hâlâ neyi bekliyorlar? Sadece kıyametin kopmasını bekliyorlar! Oysa kıyamet öyle bir gelecek ki, hiçbir uyarıya aldırış etmeyen bu gafillerin üzerine ansızın, apansız çöküverecek. Ne bir mühlet tanınacak ne de geri dönüş imkânı verilecek.
Rabbimiz buyuruyor ki: "Onlar ancak kıyametin kendilerine ansızın gelmesini bekliyorlar. İşte onun alametleri gelmiştir." Evet, kıyametin alametleri çoktan gelmiştir. Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderilmesi, onun mucizeleri, ayın yarılması, birçok haberin gerçekleşmesi... Tüm bunlar kıyametin yaklaştığının en büyük işaretleridir. Peki bu alametler karşısında onlar ne yaptılar? İbret almadılar, düşünmediler, uyarıları ciddiye almadılar.
Âyetin sonunda Rabbimiz onların acı sonunu şöyle haber veriyor: "Kıyamet onlara geldiği vakit, öğüt almaları nereden mümkün olacak?" Yani o gün pişmanlık duymak, tövbe etmek, "keşke" demek artık hiçbir işe yaramayacak. Çünkü imtihan kapısı kapanmış, hesap vakti gelmiştir. Dünyada iken öğüt alabilecekleri onca fırsat varken bunları değerlendirmeyenler, o gün hiçbir şekilde fayda sağlayamayacaklardır.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bizlere ne kadar büyük bir uyarıdır. Bizler henüz hayattayız, tövbe kapısı açık, öğüt alma vakti henüz geçmemiştir. Kıyametin alametlerini gördüğümüz şu zamanda, gafletten uyanmalı, Rabbimize yönelmeli, O'nun rızasını kazanmak için gayret etmeliyiz. Unutmayalım ki kıyamet ansızın gelecektir ve o gün geldiğinde pişmanlık fayda vermeyecektir. Öyleyse bugün, bu fırsat varken; namazımıza, ibadetimize, güzel ahlakımıza, Allah'ın emirlerine sarılalım. Kur'an'ın rehberliğinde, Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) sünneti üzere yaşayalım ki o büyük günde yüzümüz ak olsun. Rabbimiz bizleri, kıyametin dehşetinden emin olan kullarından eylesin. Âmin.
📜 Ayet 16-20 — Muhammed
Meal — Muhammed 18
Sure Muhammed Ayet 18 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlar kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar. Şüphesiz onun…Sure Ayet 18/38 — Muhammed محمد (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Muhammed Dinle, Muhammed Meal, Muhammed mp3, Muhammed pdf. Ayet 16–20. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










