Vâkıa · 72/96
Meal Okunuş — Vâkıa
أَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَا أَمْ نَحْنُ الْمُنشِئُونَ ۝٧٢
A-antum anshaatum shajaratahaaa am nahnul munshi`oon
📖 Türkçe Anlam
Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Enşe'tüm: Yaratınız mı, var ettiniz mi, meydana getirdiniz mi?
  • Şeceretehâ: Onun ağacını (ateşin yakıldığı ağaç).
  • El-Münşiûn: Onu yaratanlar, var edenler, meydana getirenler.

Tefsir:

Ey insanlar! Siz, içinde yaşadığınız şu dünyada tutuşturduğunuz ateşi bir düşünün. O ateşi yakan, onu alevlendiren sizsiniz; peki o ateşin kaynağı olan ağacı, odunu kim yarattı? Siz mi onu yoktan var ettiniz, yoksa onu yaratan Biz miyiz?

Elbette ki o ağacı, o odunu yaratan, onu ateşe dönüştüren, ondan ışık ve ısı çıkaran yalnızca Allah'tır. Siz sadece onu tutuşturursunuz; ama onu var eden, ona bu özelliği veren, onu yakıt olarak yaratan Allah'tır. Bu, Allah'ın kudretinin apaçık bir delilidir. Siz, kendi elinizle tutuşturduğunuz ateşin asıl kaynağını bile yaratamıyorsunuz. Peki, bu kadar acizken, kâinatı yaratan Allah'a karşı nasıl büyüklük taslıyorsunuz?

Bu ayet, insanın acizliğini ve Allah'ın sonsuz kudretini gözler önüne serer. Ateş, insan hayatının vazgeçilmez bir parçasıdır; yemek pişirir, ısınır, ışık alırsınız. Ama o ateşin ham maddesi olan ağacı siz yaratmadınız. Onu yaratan, size bu nimeti lütfeden Allah'tır. Öyleyse, bu kadar büyük bir nimete karşı şükretmek, O'na ibadet etmek, O'na yönelmek gerekmez mi?

Ey insan! Bir an düşün: Sen, tutuşturduğun ateşin ağacını bile yaratamıyorsun. O halde, seni yaratan, sana can veren, seni rızıklandıran Allah'a karşı ne kadar büyük bir acziyet içindesin! Allah'ın bu kadar açık delilleri karşısında, O'nu inkâr etmek, O'na ortak koşmak ne büyük bir nankörlüktür!

Bu ayet, insanı derin bir tefekküre davet ediyor: Ateşin ağacını yaratamayan insan, nasıl olur da kâinatı yaratan Allah'a karşı gelir? O halde, bu nimetleri veren Allah'a şükretmek, O'na ibadet etmek, O'nun emirlerine uymak, her akıl sahibinin en önemli görevidir. Unutmayın ki, ateşi yakan da söndüren de Allah'tır; O, dilediğini yapar, O'nun kudreti her şeye yeter.

🎧 Dinle

📜 Ayet 70-74 — Vâkıa

70لَوْ نَشَاءُ جَعَلْنَاهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
Dileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz?
71أَفَرَأَيْتُمُ النَّارَ الَّتِي تُورُونَ
Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?
72أَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَا أَمْ نَحْنُ الْمُنشِئُونَ
Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?
73نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِّلْمُقْوِينَ
Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.
74فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ
Öyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et.
VâkıaKuran Fihrist
96Ayet
MekkiRevelation
72Ayet

Meal — Vâkıa 72

Sure Vâkıa Ayet 72 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu…

Sure Ayet 72/96 — Vâkıa الواقعة (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Vâkıa Dinle, Vâkıa Meal, Vâkıa mp3, Vâkıa pdf. Ayet 70–74. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler