Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Hüdâ: Doğru yolu gösteren, hidayet; Allah'ın kulunu doğru yola iletmesi.
- Yehdî: Hidayet eder, doğru yola iletir.
- Lehabita: Mutlaka boşa giderdi, iptal olurdu.
- Habita: Amelin sevabının silinmesi, boşa gitmesi.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, Yüce Allah'ın, seçkin peygamberlerine ve salih kullarına lütfettiği hidayetin, yani doğru yolu bulma ve o yol üzere sebat etme nimetinin, tamamen O'nun fazlı ve keremi olduğunu beyan etmektedir. "İşte bu" ifadesi, önceki âyetlerde zikredilen peygamberlerin ve onlara tâbi olanların üzerinde bulundukları İslâm dini, tevhid inancı ve salih amellerdir. Bu hidayet, Allah'ın dilediği kullarına bahşettiği en büyük nimettir. Hiç kimse kendi çabasıyla bu hidayeti elde edemez; ancak Allah'ın lütfu ve inayetiyle bu şerefe nail olur. Bu sebeple mümin, bu nimetin kadrini bilmeli ve şükrünü eda etmelidir.
Âyetin devamında ise, Allah Teâlâ'nın, bu büyük nimetin korunmasının şartını beyan ettiğini görüyoruz: "Eğer onlar şirk koşmuş olsalardı, yaptıkları bütün amelleri boşa giderdi." Bu ifade, bir varsayım üzerine kuruludur; yani peygamberlerin ve salih kulların şirk koşmaları asla söz konusu değildir. Ancak bu ifade, İslâm'ın en temel prensibini vurgulamak için zikredilmiştir: Tevhid, amellerin kabulünün ön şartıdır. Şirk, amelleri boşa çıkaran en büyük günahtır. Bir kimse ne kadar çok ibadet ederse etsin, ne kadar hayır yaparsa yapsın, eğer Allah'a ortak koşuyorsa, bütün bu amelleri boşa gider ve kendisine hiçbir fayda sağlamaz. Çünkü Allah Teâlâ, ancak kendisine ihlasla yönelenlerin amellerini kabul eder.
Bu âyet, bizlere şu müjdeyi ve uyarıyı birlikte vermektedir: Allah'ın hidayeti, kullarına karşı sonsuz bir rahmet ve lütuftur. Bu hidayete ermek, dünya ve ahiret saadetinin anahtarıdır. Ancak bu nimetin devamı ve amellerimizin kabulü, tevhid inancına sımsıkı sarılmakla mümkündür. Öyleyse ey mümin! Sen de bu büyük nimete nail olduğun için Allah'a şükret. Amellerini gösterişten, riyadan ve her türlü şirkten arındır. Kalbini yalnızca Allah'a bağla. Unutma ki, Allah katında makbul olan tek din, O'na hiçbir şeyi ortak koşmadan teslim olmaktır. Bu tevhid bilinciyle yaşayanlar, dünyada huzur, ahirette ise ebedî kurtuluş bulacaklardır. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; O, dilediğini hidayete erdirir ve tövbe eden kullarını asla geri çevirmez.
📜 Ayet 86-90 — En'âm
Meal — En'âm 88
Sure En'âm Ayet 88 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bu, Allah'ın kullarından dilediğini eriştirdiği yoludur. Eğer ortak koşsalarda amelleri…Sure Ayet 88/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 86–90. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










