A'râf · 184/206
Meal Okunuş — A'râf
أَوَلَمۡ يَتَفَكَّرُواْۗ مَا بِصَاحِبِهِم مِّن جِنَّةٍۚ إِنۡ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ  ۝١٨٤
Awalam yatafakkaroo maa bisaahibihim min jinnah; in huwa illaa nazeerum mubeen
📖 Türkçe Anlam
Düşünmüyorlar mı ki, arkadaşları olan peygamberde deliliğin eseri yoktur. O ancak açıkça uyaran bir kimsedir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Cinne (جِنَّة): Delilik, aklın gitmesi, cin çarpması.
  • Sâhibühüm (صَاحِبِهِم): Onların arkadaşı, yani Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem).
  • Nezîr (نَذِير): Uyarıcı, korkutan, insanları tehlikelere karşı ikaz eden.
  • Mübîn (مُبِين): Apaçık, açık seçik, herkesin anlayabileceği kadar net.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, Peygamber Efendimiz'i (sallallahu aleyhi ve sellem) yalanlayan ve O'na deli diyen inkârcıları akletmeye, düşünmeye davet ediyor. Onlara şöyle buyuruyor: "Bu insanlar hiç mi düşünüp taşınmazlar? Kendi aralarında yaşayan, doğruluğuyla, eminliğiyle tanınan bu zat hakkında hiç mi akıllarını kullanmazlar?"

Onlar Hz. Muhammed'i (sallallahu aleyhi ve sellem) çok iyi tanıyorlardı. O, kırk yıl boyunca aralarında "el-Emîn" (güvenilir) lakabıyla anılmıştı. Ne bir yalan söylediğini duymuşlardı, ne de bir delilik emaresi görmüşlerdi. Fakat hak geldiğinde, nefislerine ağır geldiği için O'na iftira atmaya başladılar: "O bir delidir" dediler.

Yüce Allah onların bu iddiasını çürütüyor: "Hayır! O'nun arkadaşınız olan bu zat, asla deli değildir. O, yalnızca Allah'ın kendisine vahyettiği gerçekleri size bildiren, sizi azab-ı ilâhîye karşı uyaran apaçık bir uyarıcıdır."

Burada dikkat çekilen en önemli husus, düşünmenin önemidir. İman, körü körüne bir kabullenme değil; aklı kullanarak, delilleri değerlendirerek hakikate ulaşmaktır. Kur'ân-ı Kerîm, insanları defalarca "düşünmez misiniz?", "akletmez misiniz?", "tefekkür etmez misiniz?" diyerek uyarır. Çünkü iman, akıl ile kalbin birlikte hareket etmesiyle kemale erer.

Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize şunu öğretiyor: Bir insanı yargılamadan önce, onun sözlerini ve davranışlarını düşünerek değerlendirmeliyiz. Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) hayatı, ahlâkı, getirdiği mesajın güzelliği, O'nun gerçekten Allah'ın elçisi olduğunun en büyük delilidir. O, ümmetine sadece korkutucu değil, aynı zamanda müjdeleyici olarak gönderilmiştir. O'nun çağrısına kulak verenler, dünyada huzur, ahirette kurtuluş bulurlar.

Allah'ın rahmetinden uzaklaşmamak için, bu apaçık uyarıcıya kulak vermeli ve O'nun getirdiği hidayet yolundan yürümeliyiz. Unutmayalım ki, düşünen bir kalp, hakikati bulmanın en büyük anahtarıdır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 182-186 — A'râf

182وَٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا سَنَسۡتَدۡرِجُهُم مِّنۡ حَيۡثُ لَا يَعۡلَمُونَ 
Ayetlerimizi yalan sayanları, bilmedikleri yönden, ağır ağır sonuçlarına yaklaştıracağız.
183وَأُمۡلِي لَهُمۡۚ إِنَّ كَيۡدِي مَتِينٌ 
Onlara mahsustan mühlet veririm, çünkü Benim düzenim çetindir.
184أَوَلَمۡ يَتَفَكَّرُواْۗ مَا بِصَاحِبِهِم مِّن جِنَّةٍۚ إِنۡ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ 
Düşünmüyorlar mı ki, arkadaşları olan peygamberde deliliğin eseri yoktur. O ancak açıkça uyaran bir kimsedir.
185أَوَلَمۡ يَنظُرُواْ فِي مَلَكُوتِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَيۡءٍ وَأَنۡ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ قَدِ ٱقۡتَرَبَ أَجَلُهُمۡۖ فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ 
Göklerin ve yerin hükümranlığını, Allah'ın yarattığı her şeyi ve ecellerinin yaklaşmış olması ihtimalini düşünmüyorlar mı? Bundan sonra hangi söze inanacaklar?
186مَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۥۚ وَيَذَرُهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ 
Allah'ın saptırdığını yola getirecek yoktur. O, sapanları taşkınlıkları içinde bocalayıp dururlarken bırakır.
A'râfKuran Fihrist
206Ayet
MekkiRevelation
184Ayet

Meal — A'râf 184

Sure Ayet 184/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 182–186. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler