Meryem · 29/98
Meal Okunuş — Meryem
فَأَشَارَتۡ إِلَيۡهِۖ قَالُواْ كَيۡفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِي ٱلۡمَهۡدِ صَبِيًّا  ۝٢٩
Fa ashaarat ilaih; qaaloo kaifa nukallimu man kaana fil mahdi sabiyyaa
📖 Türkçe Anlam
Meryem çocuğu gösterdi. "Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz?" dediler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ: Meryem, oğlu İsa'ya (a.s.) işaret etti.
  • الْمَهْدِ: Beşik, çocuğun içinde yattığı yer.
  • صَبِيًّا: Küçük çocuk, henüz konuşma çağına gelmemiş bebek.

Tefsir:

Meryem (a.s.), kavminin kendisini suçlayıcı ve azarlayıcı bakışları ve sözleri karşısında, Rabbine olan güveni ve teslimiyetiyle, henüz kundaktaki bebeğine işaret etti. Bu işaret, "Ona sorun, o size cevap versin" anlamındaydı. Ancak kavmi, bu durumu bir tür alay ve küçümseme olarak algıladılar ve şaşkınlık içinde dediler ki: "Sen bize ne diyorsun? Beşikteki bir bebekle nasıl konuşabiliriz? Bu, aklın kabul edemeyeceği bir şeydir!"

Onlar, Allah'ın kudretini ve mucizelerini unutmuş, her şeyi alışılagelmiş sebeplere bağlayan bir anlayış içindeydiler. Oysa Allah (c.c.), dilediği zaman, dilediği şekilde işlerini yürütendir. Onların bu sözleri, aslında iman ile inkâr arasındaki o ince çizgiyi de gözler önüne sermektedir. İnsan, Allah'ın kudretini sınırladığında, mucizeler karşısında şaşkına döner ve inkâra yeltenir.

Bu olay, bizlere şunu öğretir: Allah'ın emri ve kudreti her şeye yetendir. O, dilediğinde beşikteki bir bebeği konuşturur, dilediğinde ateşi İbrahim'e (a.s.) serin ve selametli kılar. Müminin görevi, bu kudreti her an hatırlamak ve O'na olan teslimiyetini asla kaybetmemektir. Meryem (a.s.)'ın bu tavrı, zorluk anlarında Allah'a sığınmanın ve O'nun vaadine güvenmenin en güzel örneğidir. O, hiçbir beşeri müdahalede bulunmadan, sadece Rabbine işaret ederek cevabı O'ndan beklemiştir. Bu, bizim için de en büyük derslerden biridir: Her zorlukta, her sıkıntıda, her çıkmazda Allah'a yönelmek ve O'ndan yardım istemek.

🎧 Dinle

📜 Ayet 27-31 — Meryem

27فَأَتَتۡ بِهِۦ قَوۡمَهَا تَحۡمِلُهُۥۖ قَالُواْ يَٰمَرۡيَمُ لَقَدۡ جِئۡتِ شَيۡـًٔا فَرِيًّا 
Çocuğu alıp kavmine getirdi, onlar: "Meryem! Utanılacak bir şey yaptın. Ey Harun'un kızkardeşi! Baban kötü bir kimse değildi, annen de iffetsiz değildi" dediler.
28يَٰٓأُخۡتَ هَٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمۡرَأَ سَوۡءٍ وَمَا كَانَتۡ أُمُّكِ بَغِيًّا 
Çocuğu alıp kavmine getirdi, onlar: "Meryem! Utanılacak bir şey yaptın. Ey Harun'un kızkardeşi! Baban kötü bir kimse değildi, annen de iffetsiz değildi" dediler.
29فَأَشَارَتۡ إِلَيۡهِۖ قَالُواْ كَيۡفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِي ٱلۡمَهۡدِ صَبِيًّا 
Meryem çocuğu gösterdi. "Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz?" dediler.
30قَالَ إِنِّي عَبۡدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِيَ ٱلۡكِتَٰبَ وَجَعَلَنِي نَبِيًّا 
Çocuk: "Ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı, nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekat vermemi ve anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam olsun" dedi.
31وَجَعَلَنِي مُبَارَكًا أَيۡنَ مَا كُنتُ وَأَوۡصَٰنِي بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمۡتُ حَيًّا 
Çocuk: "Ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı, nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekat vermemi ve anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam olsun" dedi.
MeryemKuran Fihrist
98Ayet
MekkiRevelation
29Ayet

Meal — Meryem 29

Sure Ayet 29/98 — Meryem مريم (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Meryem Dinle, Meryem Meal, Meryem mp3, Meryem pdf. Ayet 27–31. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler