Şuarâ · 130/227
Meal Okunuş — Şuarâ
وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ ۝١٣٠
Wa izaa batashtum batashtum jabbaareen
📖 Türkçe Anlam
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • بطشتم (Batştem): Yakaladınız, şiddetle ele geçirdiniz, birine zorla müdahale ettiniz.
  • جبارين (Cebbârîn): Zorba, merhametsiz, öfkelendiğinde vurup öldüren, hiçbir acıma duygusu taşımayan kimseler.

Tefsir:

Bu âyet, Hz. Hûd'un kavmi olan Âd kavmine yönelik bir uyarının parçasıdır. Allah Teâlâ, bu kavmin ahlâkını ve davranışlarını seriyor. Onlar yalnızca yüksek yerlere gösteriş için binalar yapmakla, dünyada ebedî kalacaklarmış gibi sağlam kaleler inşa etmekle kalmıyorlar; aynı zamanda birisine ellerini uzattıklarında, onu yakaladıklarında veya cezalandırdıklarında mutlaka zorbalıkla, merhametsizce davranıyorlardı. Öfkelendiklerinde kılıçla öldürüyor, kırbaçla vuruyor, hiçbir acıma ve şefkat duygusu taşımıyorlardı. Onların bu davranışı, güç ve kuvvetin şımarttığı, kalpleri katılaşmış bir toplumun resmidir.

Bu âyet, Müslümanlara derin bir mesaj verir: Güç ve kudret, asla zulüm ve merhametsizliğe vesile olmamalıdır. İnsan, elindeki gücü ne kadar büyük olursa olsun, Allah'ın kendisini her an gördüğünü bilmeli ve bu bilinçle hareket etmelidir. Zorbalık, geçici bir dünya metaıdır; asıl olan, kalpteki merhamettir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de "Merhamet etmeyene merhamet edilmez" buyurarak bu gerçeği vurgulamıştır. Bir Müslüman, güçlü olduğunda daha da yumuşak huylu olmalı, affetmeyi bilmeli ve Allah'ın kullarına karşı şefkatle davranmalıdır. Çünkü asıl güç, nefsine hâkim olabilmek ve öfke anında bile adaletten ayrılmamaktır. Bu âyet, bizlere dünyada hiçbir gücün kalıcı olmadığını, asıl kalıcı olanın Allah'ın rızası olduğunu hatırlatır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 128-132 — Şuarâ

128أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ آيَةً تَعْبَثُونَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
129وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
130وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
131فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
132وَاتَّقُوا الَّذِي أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
130Ayet

Meal — Şuarâ 130

Sure Şuarâ Ayet 130 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben…

Sure Ayet 130/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 128–132. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler