Şuarâ · 148/227
Meal Okunuş — Şuarâ
وَزُرُوعٍ وَنَخۡلٍ طَلۡعُهَا هَضِيمٌ  ۝١٤٨
Wa zuroo inw wa nakhlin tal `uhaa hadeem
📖 Türkçe Anlam
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Zürû': Ekinler, tarım ürünleri.
  • Nahl: Hurma ağaçları.
  • Tal': Hurma ağacının meyvesinin ilk çıktığı dönemdeki hali, tomurcuk.
  • Hadîm: Yumuşak, olgun, nazik ve latif olan.

Tefsir:

Bu âyet, Allah Teâlâ'nın inkârcı kavme yönelik ikaz ve hatırlatmasının bir parçasıdır. Onlara verilen sayısız nimetleri sayarak, bu nimetlerin şükrünü eda etmeleri gerekirken azgınlık ve taşkınlık yaptıklarını beyan etmektedir. Zira onlar, içinde yaşadıkları bahçeler, akarsular, ekinler ve hurma ağaçlarıyla dolu bu refah içinde, sanki hiç ölmeyecek ve bu nimetler hiç sona ermeyecekmiş gibi şımarık bir hayat sürüyorlardı.

Allah Teâlâ, onlara verdiği nimetleri hatırlatarak şöyle buyuruyor: "Sizi, içinde güvenle yaşadığınız, meyve bahçeleri, çağlayan sular, ekinler ve tomurcukları yumuşacık, olgunlaşmış hurma ağaçlarıyla dolu bu nimetler içinde bırakacak mı sanıyorsunuz?" Bu ifade, onların içinde bulundukları nimetlerin geçici olduğunu ve bunların karşılığında Allah'a şükretmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. Hurma tomurcuğunun "hadîm" yani yumuşak ve latif olarak nitelendirilmesi, onların ulaştığı olgunluk ve tazelik derecesini göstermektedir.

Ey insan! Allah'ın sana verdiği sayısız nimetleri düşün. Her bir nimet, O'nun sonsuz rahmetinin bir tecellisidir. Bu nimetlerin kıymetini bil, şükret ve O'na itaat et. Unutma ki bu dünya hayatı geçicidir; asıl kalıcı olan ahiret yurdundaki ebedi saadettir. Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük etmek, insanı hem dünyada hem ahirette hüsrana sürükler. Oysa Allah, kullarına karşı çok merhametlidir; onları uyararak doğru yola çağırmaktadır. Bu çağrıya kulak verenler, dünya ve ahirette kurtuluşa erenlerdir. Rabbimiz, bize verdiği nimetlerin şükrünü eda etmeyi ve O'nun rızasına uygun bir hayat sürmeyi hepimize nasip eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 146-150 — Şuarâ

146أَتُتۡرَكُونَ فِي مَا هَٰهُنَآ ءَامِنِينَ 
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
147فِي جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ 
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
148وَزُرُوعٍ وَنَخۡلٍ طَلۡعُهَا هَضِيمٌ 
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
149وَتَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا فَٰرِهِينَ 
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
150فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ 
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
148Ayet

Meal — Şuarâ 148

Sure Ayet 148/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 146–150. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler