Şuarâ · 149/227
Meal Okunuş — Şuarâ
وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِهِينَ ۝١٤٩
Wa tanhitoona minal jibaali buyootan faariheen
📖 Türkçe Anlam
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Tenhitûne: Oyarsınız, yontarsınız, kesersiniz.
  • Fârihîn: Usta, mahir; aynı zamanda şımarık, azgın ve kibirlenen anlamına gelir.

Tefsir:

Ey insanlar! Allah’ın size verdiği nimetleri düşünün. Sizi bu dünyada güven içinde yaşatan, size meyveli bahçeler, akarsular, ekinler ve olgunlaşmış hurma ağaçları veren O’dur. Peki, tüm bu nimetlere rağmen siz, O’nun azabından ve bu nimetlerin bir gün sona ereceğinden kendinizi güvende mi sanıyorsunuz?

Siz, dağları oyarak kendinize sağlam ve gösterişli evler yapıyorsunuz. Bu işte gerçekten mahirsiniz, elinizden her iş geliyor. Ancak bu yeteneğinizi ve gücünüzü, size bu gücü veren Yaratıcı’ya karşı büyüklenmek için mi kullanıyorsunuz? Sanki bu dünyada ebedî kalacakmışsınız gibi şımarıyor, azgınlaşıyorsunuz.

Ey kardeşlerim! Bu ayet bize ne kadar önemli bir ders veriyor. İnsan, kendisine verilen akıl, kuvvet ve yetenekleri ne kadar güzel şeyler için kullanabilir. Dağlardan ev yontmak, medeniyet kurmak, dünyayı imar etmek elbette güzel bir iştir. Fakat asıl olan, bu gücün ve sanatın sahibini unutmamaktır. Şımarıklık ve büyüklenme, insanı Allah’tan uzaklaştıran en tehlikeli hastalıklardandır.

Unutmayalım ki, bu dünya bir imtihan yeridir. Sahip olduğumuz her şey, her yetenek, Allah’ın bir lütfudur. Bu lütuflara şükretmek, O’na itaat etmek ve O’nun rızasını kazanmak için çalışmak yerine, böbürlenmek ve azgınlık yapmak, bizi hüsrana sürükler. Gelin, bu ayetten ders alalım; gücümüzü, sanatımızı ve yeteneklerimizi Allah’ın rızasına uygun işlerde kullanalım. Böylece hem dünyada huzur bulalım hem de ahirette kurtuluşa erelim.

🎧 Dinle

📜 Ayet 147-151 — Şuarâ

147فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
148وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
149وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِهِينَ
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
150فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
151وَلَا تُطِيعُوا أَمْرَ الْمُسْرِفِينَ
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
149Ayet

Meal — Şuarâ 149

Sure Şuarâ Ayet 149 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben…

Sure Ayet 149/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 147–151. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler