Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- İftira etmek (افترى): Yalan uydurmak, asılsız söz söylemek.
- Yalan (الكذب): Gerçeğe aykırı olan söz.
- Zalimler (الظالمون): Haddi aşan, haksızlık eden, kendi nefsine zulmeden kimseler.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Rabbimiz, daha önceki âyetlerde zikredilen gerçeği açıkça ortaya koyduktan sonra, bu gerçeğe rağmen Allah'a karşı yalan uyduranları haber vermektedir. Önceki âyetlerde, İsrailoğulları'nın Tevrat'ta bulunan hakikatleri gizledikleri ve Allah'ın indirdiği hükümleri tahrif ettikleri bildirilmişti. İşte bu âyet, o hakikatler ortaya çıktıktan, deliller apaçık olduktan sonra bile bile Allah'a iftira edenlerin durumunu açıklamaktadır.
Allah Teâlâ buyuruyor ki: Bu açık deliller, bu apaçık hakikatler geldikten sonra kim Allah'a karşı yalan uydurursa, O'na iftira ederse, işte onlar gerçek zalimlerdir. Onlar, kendilerine ulaşan hakikati bildikleri hâlde onu inkâr eden, Allah'ın dinini tahrif eden ve O'nun adına yalan söyleyen kimselerdir. Bu kimseler, başkasına değil, asıl kendi nefislerine zulmetmektedirler. Çünkü onlar, hidayet yolunu görüp de sapıklığı seçmekle, kurtuluşu bırakıp helâke koşmakla kendilerini ateşe atmış olmaktadırlar.
Burada "zalim" kelimesinin kullanılması çok manidardır. Zulüm; bir şeyi yerinden oynatmak, hakkı eğip bükmek demektir. Onlar, Allah'ın kelâmını tahrif edip hakikatleri gizlemekle, hem Allah'a karşı edepsizlik etmiş, hem de insanları doğru yoldan saptırmışlardır. Bu yüzden onlar, zulmün en büyüğünü işlemişlerdir.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize çok önemli bir ders vermektedir: Allah'a karşı yalan uydurmak, O'nun adına hüküm koymak, dini tahrif etmek en büyük zulümdür. Hiç kimsenin, kendi hevâsına, menfaatine veya mezhebî taassubuna göre Allah adına konuşma hakkı yoktur. Din, ancak Allah'ın indirdiği şekliyle alınır; ona ilave yapmak veya ondan eksiltmek, Allah'a iftira etmek demektir.
Ey iman edenler! Allah'ın kitabına ve Resûlü'nün sünnetine sımsıkı sarılın. Hakikat apaçık ortaya çıktıktan sonra, onu gizlemeyin, tahrif etmeyin. Biliniz ki, Allah'a karşı yalan uyduranlar, dünyada rezil olacaklar, ahirette de en acı azaba çarptırılacaklardır. Rabbimiz bizi, hakikati görüp kabul edenlerden, O'na iftira eden zalimlerden uzak kalanlardan eylesin. Âmin.
📜 Ayet 92-96 — Âl-i İmrân
Meal — Âl-i İmrân 94
Sure Âl-i İmrân Ayet 94 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bundan sonra Allah'a karşı kim yalan isnad ederse, işte onlar…Sure Ayet 94/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 92–96. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










