Sâffât · 20/182
Meal Okunuş — Sâffât
وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ الدِّينِ ۝٢٠
Qa qaaloo yaa wailanaa haazaa Yawmud-Deen
📖 Türkçe Anlam
Şöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür."
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yâ veylenâ: "Vay halimize, eyvah bize!" anlamında bir beddua ve pişmanlık ifadesidir. "Veyl" kelimesi, azap, helak ve şiddetli sıkıntı demektir.
  • Yevmü'd-dîn: Din günü, yani hesap ve ceza günü. "Din" burada karşılık verme, hesap görme ve mükâfat-ceza anlamındadır.

Tefsir:

Bu âyet, kıyamet gününde kâfirlerin ve âhireti inkâr edenlerin içine düşecekleri dehşet verici durumu tasvir etmektedir. Onlar, dünyada iken ölümden sonra dirilişi, hesabı ve cezayı alaycı bir şekilde yalanlıyorlardı. Fakat o büyük gün geldiğinde, gerçeği gözleriyle gördüklerinde, ağızlarından şu çaresizlik ve pişmanlık dolu sözler dökülecektir: "Vay halimize! Bu, din günüdür!" Yani: "Bu, hesap ve ceza günüdür; işte o inkâr ettiğimiz, alay ettiğimiz gün!"

Bu söz, onların o anki ruh halini özetler: Tam bir pişmanlık, tam bir dehşet ve tam bir çaresizlik. Dünyada iken "Bu gün gelmeyecek" diyenler, o gün geldiğinde onun gerçek olduğunu itiraf etmek zorunda kalacaklardır. Ancak bu itiraf, onlara hiçbir fayda sağlamayacaktır; çünkü imtihan süresi sona ermiştir.

Davet ve İbret:

Ey insan! Bu âyet, bize kıyamet gününün kesin olarak geleceğini ve o gün hiç kimsenin inkârının kendisini kurtaramayacağını haber veriyor. Bugün bu dünyada, bu günü inkâr edenlerin durumu ne kadar acıdır. Ama asıl acı olan, o gün geldiğinde "Vay halimize!" demek zorunda kalmaktır. Oysa Allah, rahmetiyle bize peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiş ve doğru yolu göstermiştir. Bu dünya, imtihan yeridir; ahiret ise sonuç yeridir. Bugün aklımızı ve kalbimizi kullanıp bu gerçeği kabul edersek, o gün bize "Vay halimize!" değil, "Merhaba, hoş geldiniz!" denilecektir. Rabbimiz, bizi o büyük günün korkusundan emin kılanlardan eylesin. Unutmayalım ki, iman ve salih amel, o günün tek kurtuluş yoludur.

🎧 Dinle

📜 Ayet 18-22 — Sâffât

18قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَاخِرُونَ
De ki: "Evet hem de zelil ve hakir olarak."
19فَإِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ
Tek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar.
20وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ الدِّينِ
Şöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür."
21هَٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذِي كُنتُم بِهِ تُكَذِّبُونَ
Onlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir.
22۞ احْشُرُوا الَّذِينَ ظَلَمُوا وَأَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَ
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
SâffâtKuran Fihrist
182Ayet
MekkiRevelation
20Ayet

Meal — Sâffât 20

Sure Sâffât Ayet 20 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Şöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür."

Sure Ayet 20/182 — Sâffât الصافات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Sâffât Dinle, Sâffât Meal, Sâffât mp3, Sâffât pdf. Ayet 18–22. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler