Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Eğvâ (أغوينا): Saptırmak, doğru yoldan çıkarmak, azdırmak.
- Ğâvîn (غاوين): Sapkınlar, doğru yoldan ayrılmışlar, azgınlar.
Tefsir:
Bu âyet, cehennemliklerin birbirleriyle olan tartışmalarını ve suçlamalarını aktaran kıssanın bir parçasıdır. O gün, dünyada insanları saptıran önderler ve onlara uyanlar arasında şiddetli bir çekişme yaşanacaktır. Saptıranlar, kendilerine uyanlara şöyle diyeceklerdir: "Biz sizi zorla saptırmadık; biz sadece davet ettik, siz de isteyerek kabul ettiniz. Biz de sizin gibi sapkın kimselerdik; kendi arzumuzla doğru yoldan çıktık ve sizi de bu yola çağırdık. Siz de bize uydunuz."
Bu söz, onların mazeretlerinin geçersizliğini ortaya koyar. Çünkü hiç kimse bir başkasını günaha zorlayamaz; herkes kendi iradesiyle seçim yapar. Önderlerin sapkınlığı, onlara uyanları mazur göstermez. Herkes kendi tercihinden sorumludur.
Bu âyet bize, kıyamet gününde hiçbir bahanenin kabul edilmeyeceğini, herkesin kendi ameliyle yüzleşeceğini hatırlatır. Dünyada iken doğru yoldan ayrılanlar, ahirette pişmanlık duysalar da iş işten geçmiş olacaktır. Bu yüzden, hayatımızı Allah'ın rızasına uygun yaşamalı, bizi doğru yola ileten Kur'an ve sünnete sımsıkı sarılmalıyız. Unutmayalım ki, saptıranlar da saptıranlara uyanlar da aynı akıbeti paylaşacaktır. Allah'ın rahmetinden ümit kesmemeli, tövbe kapısı açıkken O'na yönelmeliyiz. Çünkü Allah, tövbe edenleri sever ve günahları bağışlar.
📜 Ayet 30-34 — Sâffât
Meal — Sâffât 32
Sure Sâffât Ayet 32 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık".Sure Ayet 32/182 — Sâffât الصافات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Sâffât Dinle, Sâffât Meal, Sâffât mp3, Sâffât pdf. Ayet 30–34. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










