Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Hasüd (يَحْسُدُونَ): Kıskanmak, bir kimsenin sahip olduğu nimetin elinden gitmesini istemek.
- Fadl (فَضْلِهِ): Allah'ın lütfu, ihsanı, peygamberlik ve iman gibi büyük nimetler.
- Âl-i İbrahim (آلَ إِبْرَاهِيمَ): İbrahim aleyhisselam'ın soyu, ailesi; özellikle Davud ve Süleyman aleyhimesselam.
- Hikmet (الْحِكْمَةَ): Peygamberlik, söz ve fiilde isabet, ilim ve amel bütünlüğü.
- Mülk-i Azîm (مُلْكًا عَظِيمًا): Büyük, geniş ve köklü bir hükümdarlık, saltanat.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, Yahudilerin içlerinde taşıdıkları haset hastalığını teşhir etmektedir. Onlar, Peygamber Efendimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'e ve O'nun etrafında toplanan sahabelere, Allah'ın lütfuyla verdiği nimetleri kıskanıyorlardı. Bu nimetler; nübüvvet, vahiy, iman, hidayet ve yeryüzünde üstün bir konuma gelmekti. Onlar bu büyük lütufların başkalarına verilmesini içlerine sindiremiyor, bu yüzden düşmanlık besliyorlardı.
Allah Teâlâ onların bu tutumunu çürütmek için geçmişten bir delil getiriyor: "Biz daha önce İbrahim aleyhisselam'ın soyuna da kitap, hikmet ve büyük bir mülk verdik." Yani peygamberlik ve ilahi kitaplar, sadece belli bir kabileye veya soya tahsis edilmiş bir imtiyaz değildir. Allah dilediğine verir. Nitekim İbrahim'in soyundan gelen Davud ve Süleyman aleyhimesselam'a hem Zebur gibi kitaplar, hem hikmet (peygamberlik ve isabetli hüküm) hem de benzersiz bir saltanat verilmiştir.
Öyleyse Yahudilerin, Allah'ın fazlını kendi ırklarına hasretmeye çalışmaları ve bu nimetin başka bir peygambere verilmesini kıskanmaları, hem geçmişe aykırı hem de Allah'ın hikmetine karşı bir itirazdır. Allah, mülkünü ve nimetini dilediğine verir; O'nun lütfu geniştir, kimseye muhtaç değildir.
Buradan alacağımız büyük ders şudur: Haset, kalbin en tehlikeli hastalıklarından biridir. Mümin, Allah'ın lütfunu kendisi için ister, başkasının elindeki nimetin yok olmasını değil, herkese hayır diler. Haset, kişiyi hem dünyada huzursuz eder hem de ahirette kayba sürükler. Bunun yerine, Allah'ın fazlına razı olmak ve "Rabbimiz, bize de dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver" diyerek dua etmek gerekir. Unutmayalım ki Allah'ın hazineleri tükenmez; O, dilediğine dilediği kadar verir ve bu, O'nun hikmetinin bir gereğidir. Bizlere düşen, bu ilahi takdire teslim olmak ve kıskançlıktan arınmış temiz kalplerle kardeşçe yaşamaktır.
📜 Ayet 52-56 — Nisâ
Meal — Nisâ 54
Sure Nisâ Ayet 54 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Yoksa Allah'ın bol nimetinden verdiği kimseleri mi çekemiyorlar? Oysa İbrahim…Sure Ayet 54/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 52–56. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










