Hûd · 104/123
Meal Okunuş — Hûd
وَمَا نُؤَخِّرُهُ إِلَّا لِأَجَلٍ مَّعْدُودٍ ۝١٠٤
Wa maa nu`akhkhiruhooo illaa li ajalim ma`dood
📖 Türkçe Anlam
Biz, o günü, ancak belli bir süreye kadar geciktiririz.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Nüahhiruhu: Onu (o günü) ertelemeyiz, geciktirmeyiz.
  • Ecelin ma'dûd: Sayılı, belirlenmiş, sınırlı bir süre, bir vakit.

Tefsir:

Ey insanlar! Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Bu, Allah'ın vaadidir ve O'nun vaadi asla boşa çıkmaz. Ancak bu büyük günün gelişi, sizin acele etmenizle öne alınmaz, ne de sizin isteksizliğinizle ertelenir. O, yalnızca Allah'ın ilminde ve hikmetinde belirlenmiş olan sayılı bir vakte kadar geciktirilir. Bu vakit, Allah'ın takdir ettiği andır; ne bir an öne gelir ne de bir an geriye kalır.

Allah Teâlâ, bu süreyi kullarına bir rahmet olarak uzatmıştır. Çünkü O, kullarının tövbe etmesini, doğru yola dönmesini ve hayırlı ameller işlemesini ister. Bu gecikme, bir ihmal veya unutkanlık değil; tam aksine, sonsuz bir merhametin ve hikmetin tecellisidir. Her nefes, her an, bu sayılı sürenin bir parçasıdır ve bizler bu süreyi nasıl değerlendirdiğimizden sorumlu olacağız.

Bu dünya hayatı, ahiretin tarlasıdır. Önümüzdeki bu sayılı günler, ebedi hayatımızı şekillendirecek olan fırsatlardır. Rabbimiz, bize bu süreyi tanıyarak aslında ne kadar büyük bir lütufta bulunmuştur. Öyleyse bu fırsatı ganimet bilmeli, her anımızı O'nun rızasını kazanmaya vesile kılmalıyız. Unutmayalım ki o gün geldiğinde, hiçbir nefis için geri dönüş yoktur. Şimdi, bu sayılı zaman içinde, sonsuz kurtuluşu elde etmenin tam vaktidir. Rabbimizin rahmetine sığınıp, O'na yönelmek ve salih ameller işlemek için işte tam zamanı!

🎧 Dinle

📜 Ayet 102-106 — Hûd

102وَكَذَٰلِكَ أَخْذُ رَبِّكَ إِذَا أَخَذَ الْقُرَىٰ وَهِيَ ظَالِمَةٌ ۚ إِنَّ أَخْذَهُ أَلِيمٌ شَدِيدٌ
Allah, kasabaların zalim halkını yakalayınca, böyle yakalar; yakalaması da şiddetli ve elimdir.
103إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً لِّمَنْ خَافَ عَذَابَ الْآخِرَةِ ۚ ذَٰلِكَ يَوْمٌ مَّجْمُوعٌ لَّهُ النَّاسُ وَذَٰلِكَ يَوْمٌ مَّشْهُودٌ
Ahiretin azabından korkanlara, bunda, hiç şüphesiz ibret vardır. Bu, insanların toplanacağı gündür; bu, görülecek bir gündür.
104وَمَا نُؤَخِّرُهُ إِلَّا لِأَجَلٍ مَّعْدُودٍ
Biz, o günü, ancak belli bir süreye kadar geciktiririz.
105يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ إِلَّا بِإِذْنِهِ ۚ فَمِنْهُمْ شَقِيٌّ وَسَعِيدٌ
O gün gelince, Allah'ın izni olmaksızın hiç kimse konuşamaz: İçlerinde bedbaht olanlar da, mesut olanlar da vardır.
106فَأَمَّا الَّذِينَ شَقُوا فَفِي النَّارِ لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَشَهِيقٌ
Bedbaht olanlar cehennemdedirler. Onlar orada ah edip inlerler.
HûdKuran Fihrist
123Ayet
MekkiRevelation
104Ayet

Meal — Hûd 104

Sure Hûd Ayet 104 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Biz, o günü, ancak belli bir süreye kadar geciktiririz.

Sure Ayet 104/123 — Hûd هود (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hûd Dinle, Hûd Meal, Hûd mp3, Hûd pdf. Ayet 102–106. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler