Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Veddet: Çok arzuladı, içtenlikle istedi, temenni etti.
- Tâife: Bir topluluk, bir grup, cemaat.
- Ehl-i Kitap: Kitap verilenler, yani Yahudiler ve Hristiyanlar.
- Yudillûküm: Sizi doğru yoldan saptırmak, dalalete düşürmek.
- Yudillûne: Saptırırlar, dalalete düşürürler.
- Enfüsehüm: Kendi nefislerini, kendi öz benliklerini.
- Yeş'urûn: Hissederler, farkına varırlar, bilirler.
Tefsir:
Ey müminler! Bu âyet, sizi bekleyen gizli bir tehlikeye karşı uyanık olmanızı emrediyor. Kitap ehlinden, yani Yahudi ve Hristiyan âlimlerinden bir grup, sizin İslam'dan sapmanızı, hidayet yolundan ayrılmanızı gönülden arzulamaktadır. Onların kalpleri size karşı kin ve hasetle doludur; sizin imanınızın sarsılması, dininizden dönmeniz için türlü tuzaklar kurarlar.
Ancak burada dikkat çeken ve üzerinde derin düşünülmesi gereken nokta şudur: Onların bu kötü niyetleri ve çabaları, aslında size değil, kendilerine zarar verir. Çünkü onlar sizi saptırmaya çalışırken, kendi kalpleri daha da kararır, kendi küfürleri artar ve kendi hüsranları büyür. Onların bu uğraşları, kendi aleyhlerine bir delil olur. Sanki kendi elleriyle kendi cehennemlerine odun taşırlar. Fakat ne acıdır ki, onlar bu durumun farkında bile değillerdir. "Ne hissetmiyorlar, ne de farkına varıyorlar." Yani bu zararın yalnızca kendilerine döneceğini idrak edemiyorlar.
Bu âyet, müminlere büyük bir müjde ve güven vermektedir. Allah Teâlâ, sizi koruyacağını ve onların tuzaklarının boşa çıkacağını bildirmektedir. Onların hilesi, ancak kendi başlarına yıkılacaktır. Siz yeter ki Allah'a sımsıkı sarılın, Kitabınıza ve Peygamberinizin sünnetine dört elle tutunun. Onların sözlerine aldanmayın, hilelerine kanmayın. Çünkü hakikatin ışığı, batılın karanlığını her zaman yok edecektir.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyetten alacağımız dersler çok büyüktür. Birincisi, düşmanlarımızın bize olan kinlerini bilmeli ve onlara karşı tedbirli olmalıyız. İkincisi ve en önemlisi, onların bize zarar veremeyeceğine, asıl zararı kendilerinin göreceğine dair Allah'a olan güvenimizi asla kaybetmemeliyiz. Onların kötülükleri, kendi aleyhlerine dönen bir bumerang gibidir. Bizim görevimiz, doğru yolda sebat etmek ve Allah'ın dinine sarılmaktır. Unutmayalım ki, Allah müminlerin dostudur ve onları asla yalnız bırakmaz. Bu dünyada da ahirette de zafer, takva sahiplerinindir.
📜 Ayet 67-71 — Âl-i İmrân
Meal — Âl-i İmrân 69
Sure Âl-i İmrân Ayet 69 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kitap ehlinden bir takımı sizi sapıtmak isterler; oysa kendilerini saptırırlar…Sure Ayet 69/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 67–71. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










