Sâffât · 167/182
Meal Okunuş — Sâffât
وَإِن كَانُوا لَيَقُولُونَ ۝١٦٧
Wa in kaanoo la yaqooloon
📖 Türkçe Anlam
Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İn kânû (وَإِن كَانُوا): "Ve gerçekten onlar... idi" anlamında, mübalağa ve kesinlik ifade eden bir yapıdır.
  • Le yekûlûn (لَيَقُولُونَ): "Elbette diyorlardı" demektir. Buradaki "lâm" kasem (yemin) harfidir ve sözün kesinliğini vurgular.

Tefsir:

Bu âyet, Kureyş müşriklerinin, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) henüz peygamber olarak gönderilmeden önce söyledikleri sözleri haber vermektedir. Onlar, kendi aralarında şöyle diyorlardı: "Eğer bize önceki ümmetlere gelen kitaplardan (Tevrat, İncil gibi) bir kitap veya onlara gönderilen peygamberler gibi bir peygamber gelseydi, biz mutlaka Allah'ın samimi kulları olur, O'na ihlasla ibadet ederdik."

Ancak Yüce Allah, onların bu iddialarının yalan olduğunu beyan etmektedir. Nitekim devam eden âyetlerde (168-170) bildirildiği üzere, onlara Kur'an gibi en büyük kitap ve Muhammed (s.a.v.) gibi en üstün peygamber geldiği halde, verdikleri sözde durmadılar ve ona iman etmediler. Onların bu sözleri, sadece kendilerini haklı göstermek için ileri sürdükleri boş bir bahaneydi. Bu yüzden Allah, onların bu yalan iddialarının sonucunu yakında göreceklerini haber vermektedir.

Bu âyet, insanların geçmiş kavimlere özenerek "biz de o zamanda yaşasaydık iman ederdik" demelerinin, aslında çoğu zaman samimi olmadığını, gerçek imanın ise peygamber geldiğinde ona tabi olmakla ortaya çıkacağını göstermektedir.


Faydalar ve Hikmetler:

  1. İnsan, geçmişte yaşananları bahane ederek "biz o dönemde olsaydık daha iyi olurduk" demek yerine, içinde bulunduğu zamanda kendisine ulaşan hakikate kulak vermelidir. Zira her dönemin imtihanı farklıdır.
  2. Bu âyet, müminlere büyük bir müjde içerir: Allah'ın dinine samimiyetle sarılanlar, geçmiş ümmetlerin faziletlerine özenmek yerine, kendi dönemlerinde kendilerine gönderilen peygambere ve kitaba uydukları için Allah katında değerlidirler.
  3. Kur'an'ın ve Peygamberimizin (s.a.v.) gelişi, insanlar için büyük bir rahmet ve nimettir. Bu nimetin kıymetini bilmek, onu inkâr etmek yerine şükretmek gerekir.
  4. İman iddiasında bulunmak kolaydır; asıl olan, imanın gereğini yerine getirmek ve Allah'a ihlasla ibadet etmektir. Bu âyet, müminleri samimiyete ve ihlasa davet etmektedir.
  5. Allah'ın vaadi ve tehdidi kesindir. Kim hakkı gördüğü halde inkâr ederse, bunun sonucuna katlanacaktır. Mümin ise bu hakikati görerek iman etmenin huzuru içinde olmalıdır.


📜 Ayet 165-169 — Sâffât

165وَإِنَّا لَنَحْنُ الصَّافُّونَ
Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
166وَإِنَّا لَنَحْنُ الْمُسَبِّحُونَ
Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
167وَإِن كَانُوا لَيَقُولُونَ
Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
168لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًا مِّنَ الْأَوَّلِينَ
Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
169لَكُنَّا عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ
Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
SâffâtKuran Fihrist
182Ayet
MekkiRevelation
167Ayet

Meal — Sâffât 167

Sure Sâffât Ayet 167 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın…

Sure Ayet 167/182 — Sâffât الصافات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Sâffât Dinle, Sâffât Meal, Sâffât mp3, Sâffât pdf. Ayet 165–169. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler