Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Âlimu’l-ğayb: Gaybı (görünmeyeni, gizli olanı) bilen.
- Ve’ş-şehâde: Ve görüneni, şahit olunanı, duyularla idrak edileni.
- Fe teâlâ: Yücedir, yükselmiştir, her türlü eksiklikten uzaktır.
- Amma yuşrikûn: Onların ortak koştukları şeylerden.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, kendisini en güzel sıfatlarla tanıtmakta ve kullarına ne kadar büyük bir kudret sahibi olduğunu hatırlatmaktadır. Allah Teâlâ, gaybı da şehâdeti de yani görüneni de görünmeyeni de, gizli olanı da açık olanı da, geçmişi de geleceği de, kalplerde saklananı da dillerle ifade edileni de tam olarak bilendir. O’nun ilminin dışında hiçbir şey yoktur; ne bir zerre, ne bir sır, ne de en küçük bir düşünce O’ndan gizli kalmaz.
Gayb, insanın bilgisinden uzak olan, akıl ve duyularla kavranamayan her şeydir. Şehâdet ise insanların gözlemleyebildiği, duyabildiği, hissedebildiği âlemdir. Allah, her iki âlemi de kuşatmıştır. O, yeri ve göğü yaratan, her an her şeyi gören ve bilendir. Hiçbir şey O’nun ilmine gizli kalmaz; yaprağın düşüşünü, denizlerin derinliklerindeki incileri, dağların içindeki madenleri, insanın kalbinden geçen en gizli duyguları O bilir.
Bu kadar büyük bir ilim ve kudret sahibi olan Allah, müşriklerin O’na ortak koştukları her şeyden yücedir, münezzehtir. Putlar, heykeller, yıldızlar, insanlar veya başka varlıklar... Bunların hiçbiri ne yaratabilir, ne rızık verebilir, ne de bir fayda veya zarar sağlayabilir. Onlar aciz, güçsüz ve Allah’ın kullarıdır. Dolayısıyla onları Allah’a denk tutmak, büyük bir cehalet ve zulümdür.
Sevgili kardeşim! Bu âyet bize şunu öğretiyor: Allah’ın ilmi her şeyi kuşatmıştır. Senin gizli gözyaşlarını, içinden geçen dualarını, kimseye söyleyemediğin dertlerini O bilir. O’na sığın, O’na güven, O’na yalvar. Çünkü O, her şeyi işiten, her şeyi gören ve her şeyi bilendir. O’ndan başka yardım isteyeceğin, O’ndan başka güveneceğin hiçbir varlık yoktur.
Ne mutlu o kimseye ki, Allah’ı bu sıfatlarla tanır, O’na hiçbir şeyi ortak koşmaz ve yalnızca O’na kulluk eder. İşte gerçek kurtuluş, gerçek huzur ve gerçek mutluluk budur. Allah’ı birleyen, O’na teslim olan ve O’nun emirlerine uyan kimse, dünyada da ahirette de kazananlardandır. Rabbimiz, bizi O’nu hakkıyla tanıyan, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayan ve rızasına ulaşan kullarından eylesin.
📜 Ayet 90-94 — Mü'minûn
Meal — Mü'minûn 92
Sure Ayet 92/118 — Mü'minûn المؤمنون (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'minûn Dinle, Mü'minûn Meal, Mü'minûn mp3, Mü'minûn pdf. Ayet 90–94. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










