A'râf · 119/206
Meal Okunuş — A'râf
فَغُلِبُوا هُنَالِكَ وَانقَلَبُوا صَاغِرِينَ ۝١١٩
Faghuliboo hunaalika wanqalaboo saaghireen
📖 Türkçe Anlam
İşte orada yenildiler, küçük düştüler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ğulibû: Yenildiler, mağlup oldular.
  • Hünâlike: Orada, o mekânda (toplanma yerinde).
  • İnkalabû: Geri döndüler, hâlleri değişti.
  • Sâğirîn: Küçük düşmüşler, zelil ve aşağılanmış kimseler.

Tefsir:

Bu âyet, Hz. Mûsâ ile sihirbazlar arasında geçen o meşhur mücadelenin sonucunu haber vermektedir. Sihirbazlar, büyük bir güç ve gösterişle ortaya dökülmüş, insanları etkilemek için ellerinden geleni yapmışlardı. Ancak Hz. Mûsâ'nın asâsını atmasıyla, onların uydurdukları bütün sahte gösteriler yok olup gitti. İşte tam o anda, o kalabalık meydanda, gözlerin önünde sihirbazlar bozguna uğradılar ve yenildiler. Firavun'un ordusu ve onun destekçileri de bu hezimeti izledi; onlar da perişan bir hâlde, aşağılanmış ve zelil bir şekilde geri dönmek zorunda kaldılar.

Burada dikkat çeken husus, Allah'ın kudretinin her şeye galip geldiğidir. Sihirbazlar ne kadar mahir olurlarsa olsunlar, Allah'ın izni olmadan hiçbir şey yapamayacaklarını o gün açıkça gördüler. Bu olay, hak ile bâtılın karşılaştığı her yerde, hakikatın mutlaka üstün geleceğinin bir göstergesidir. Müminler için bu, büyük bir teselli ve güven kaynağıdır: Ne kadar güçlü görünürse görünsün, bâtılın sonu hep hüsrandır.

Bu zafer, sadece bir kavmin kurtuluşu değil; aynı zamanda tüm insanlığa bir mesajdır: Allah'a dayanan ve O'nun ipine sarılan kimseler, dünyanın bütün ordularına karşı yalnız değildir. Allah, dostlarını asla yalnız bırakmaz. Bu kıssa, her müminin kalbine ümit ve cesaret aşılamalıdır. Zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, son söz Allah'ındır ve zafer, sabredenlerindir. Bu sahnede sihirbazların bile gerçeği görüp iman etmeleri, hidayetin Allah'ın elinde olduğunu ve O'nun dilediğini en umulmadık yerden doğru yola ilettiğini gösterir. Rabbimiz, bizleri de hakikatı görüp bâtıldan yüz çevirenlerden eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 117-121 — A'râf

117۞ وَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ مُوسَىٰ أَنْ أَلْقِ عَصَاكَ ۖ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ
Biz de Musa'ya, "Asanı koyuver" dedik, o da koydu; hemen onların uydurduklarını yutmaya başladı.
118فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Hak tahakkuk etti, onların yaptıkları boşa gitti.
119فَغُلِبُوا هُنَالِكَ وَانقَلَبُوا صَاغِرِينَ
İşte orada yenildiler, küçük düştüler.
120وَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ
Sihirbazlar secdeye kapanıp, "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.
121قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ
Sihirbazlar secdeye kapanıp, "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.
A'râfKuran Fihrist
206Ayet
MekkiRevelation
119Ayet

Meal — A'râf 119

Sure A'râf Ayet 119 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İşte orada yenildiler, küçük düştüler.

Sure Ayet 119/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 117–121. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler