A'râf · 109/206
Meal Okunuş — A'râf
قَالَ الْمَلَأُ مِن قَوْمِ فِرْعَوْنَ إِنَّ هَٰذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ ۝١٠٩
Qaalal mala-u min qawmi Fir`awna inna haazaa lasaa hirun `aleem
📖 Türkçe Anlam
Firavun milletinin ileri gelenleri, "Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır, sizi memleketinizden çıkarmak istiyor" dediler. Firavun: "Ne buyurursunuz?" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Melê: İleri gelenler, kavmin önde gelenleri, büyükleri ve sözü geçenleri.
  • Alîm: Bilgili, çok iyi bilen, burada "sihir konusunda derin bilgi sahibi olan" anlamındadır.

Tefsir:

Hz. Musa (a.s.), Firavun'un huzurunda Allah'ın izniyle büyük mucizeler gösterdi. Asâsını yere attığında kocaman bir yılan oluverdi, elini koynundan çıkardığında bembeyaz ve parlak bir nur gibi parladı. Bu olağanüstü olayları gören Firavun'un kavminin ileri gelenleri, yani melê denilen önde gelenleri, bu durum karşısında şaşkına döndüler. Fakat hakikati kabul edecekleri yerde, kibir ve inatları sebebiyle bu apaçık mucizeleri sihir diye nitelendirdiler.

Onlar dediler ki: "Bu adam, gerçekten sihri çok iyi bilen, sihir konusunda derin bir bilgiye sahip olan bir sihirbazdır." Onlar, Hz. Musa'nın (a.s.) getirdiği şeyin Allah'ın bir mucizesi olduğunu anlayacak basirete sahip değillerdi. Çünkü kalpleri mühürlenmiş, gözleri hakikati göremez olmuştu. Onlar bu sözleriyle hem halkı etkilemek hem de Hz. Musa'nın (a.s.) getirdiği hakikati örtbas etmek istiyorlardı. Oysa bu, sihir değil, Allah'ın peygamberine verdiği apaçık bir delil ve mucizeydi.

Bu olay, zalimlerin ve inkârcıların, hakikati gördükleri halde onu inkâr etme ve çarpıtma çabalarının bir örneğidir. Onlar, kendi akıllarınca Hz. Musa'yı (a.s.) küçük düşürmeye ve halkın gözünde onu bir sihirbaz olarak göstermeye çalıştılar. Ancak Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmeye çalışsalar da Allah, nurunu tamamlayacaktır. Bu kıssadan alacağımız ders şudur: Hakikat ne kadar örtbas edilmeye çalışılsa da, Allah'ın yardımıyla her zaman galip gelir. Müminler, bu tür tuzaklara karşı sabırlı olmalı ve Allah'a güvenmelidir. Çünkü sonunda kazananlar, Allah'ın dinine yardım edenlerdir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 107-111 — A'râf

107فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ
Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
108وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ
Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
109قَالَ الْمَلَأُ مِن قَوْمِ فِرْعَوْنَ إِنَّ هَٰذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ
Firavun milletinin ileri gelenleri, "Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır, sizi memleketinizden çıkarmak istiyor" dediler. Firavun: "Ne buyurursunuz?" dedi.
110يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُمْ ۖ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ
Firavun milletinin ileri gelenleri, "Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır, sizi memleketinizden çıkarmak istiyor" dediler. Firavun: "Ne buyurursunuz?" dedi.
111قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَأَرْسِلْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ
"Onu ve kardeşini eğle; şehirlere toplayıcılar gönder, bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler" dediler.
A'râfKuran Fihrist
206Ayet
MekkiRevelation
109Ayet

Meal — A'râf 109

Sure A'râf Ayet 109 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Firavun milletinin ileri gelenleri, "Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır, sizi…

Sure Ayet 109/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 107–111. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler