En'âm · 46/165
Meal Okunuş — En'âm
قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ أَخَذَ اللَّهُ سَمْعَكُمْ وَأَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلَىٰ قُلُوبِكُم مَّنْ إِلَٰهٌ غَيْرُ اللَّهِ يَأْتِيكُم بِهِ ۗ انظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْآيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ ۝٤٦
Qul ara`aitum in akhazal laahu sam`akum wa absaarakum wa khatama `alaa quloobikum man ilaahun ghairul laahi yaateekum bih; unzur kaifa nusarriful Aayaati summa hum yasdifoon
📖 Türkçe Anlam
De ki: "Gördünüz mü? Allah, işitmenizi, gözlerinizi alsa, kalblerinizi kapasa, Allah'tan başka hangi tanrı onu sizlere getirebilir?" Ayetleri nasıl türlü türlü açıkladığımıza bir baksana, sonra da onlar yüz çevirirler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Sem' (سمع): İşitme duyusu, kulaklar.
  • Ebsâr (أبصار): Gözler, görme duyusu.
  • Hatem (ختم): Mühürlemek, kapatmak; kalbin hakikati idrak etmesini engellemek.
  • Sadafe (صدف): Yüz çevirmek, uzaklaşmak, sırtını dönmek.

Tefsir:

Ey Resul! Bu müşriklere de ki: "Söyleyin bana! Eğer Allah işitme duyunuzu alıp sizi sağır etse, gözlerinizi alıp sizi kör etse ve kalplerinizi mühürleyip hiçbir şey anlamaz hale getirse, Allah'tan başka hangi ilah size bunları geri getirebilir?" Hiç kimse, hiçbir güç, Allah'ın aldığı bu nimetleri geri veremez. Çünkü her şeyin sahibi ve yöneticisi yalnızca O'dur.

Ey Resul! Bak ve gör ki, biz onlara delilleri nasıl çeşitli şekillerde açıklıyor, gerçeği görmeleri için türlü türlü hüccetler sunuyoruz. Onlar ise tüm bu açık delillere rağmen yüz çeviriyor, düşünüp ibret almaktan kaçınıyorlar.

Bu ayet, insanın sahip olduğu en değerli nimetlerin aslında Allah'ın birer emaneti olduğunu ve O'nun dilediği anda bu nimetleri alabileceğini hatırlatır. İşitme, görme ve anlama yeteneği; insanı diğer varlıklardan ayıran en büyük lütuflardır. Bu nimetlerin kıymetini bilmek ve bunları veren Allah'a şükretmek, insanın en önemli görevidir. Ne zaman ki insan bu nimetleri yanlış yolda kullanır veya bunları veren Yaratıcı'yı unutursa, işte o zaman bu nimetler birer imtihan aracına dönüşür.

Sevgili kardeşim! Bu ayet bize, sahip olduğumuz her şeyin geçici birer emanet olduğunu ve asıl sahibinin Allah olduğunu öğretir. Bugün açık olan gözlerimiz, işiten kulaklarımız ve çalışan kalbimiz, yarın elimizden alınabilir. Öyleyse bu nimetleri, Allah'ın rızasına uygun şekilde kullanmalı, O'nun ayetleri üzerinde düşünmeli ve O'na yönelmeliyiz. Unutmayalım ki, kalbi mühürlenen ve gerçeği göremeyen kimse, dünyada da ahirette de en büyük kaybedenlerdendir. Allah'ın rahmeti sonsuzdur; O, kendisine yönelen kullarını asla geri çevirmez. Ne mutlu, bu nimetlerin kıymetini bilip şükredenlere!

🎧 Dinle

📜 Ayet 44-48 — En'âm

44فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِهِ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ أَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍ حَتَّىٰ إِذَا فَرِحُوا بِمَا أُوتُوا أَخَذْنَاهُم بَغْتَةً فَإِذَا هُم مُّبْلِسُونَ
Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık; kendilerine verilene sevinince ansızın onları yakaladık da umutsuz kalıverdiler.
45فَقُطِعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذِينَ ظَلَمُوا ۚ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Zulmeden milletin kökü böylece kesildi. Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
46قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ أَخَذَ اللَّهُ سَمْعَكُمْ وَأَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلَىٰ قُلُوبِكُم مَّنْ إِلَٰهٌ غَيْرُ اللَّهِ يَأْتِيكُم بِهِ ۗ انظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْآيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ
De ki: "Gördünüz mü? Allah, işitmenizi, gözlerinizi alsa, kalblerinizi kapasa, Allah'tan başka hangi tanrı onu sizlere getirebilir?" Ayetleri nasıl türlü türlü açıkladığımıza bir baksana, sonra da onlar yüz çevirirler.
47قُلْ أَرَأَيْتَكُمْ إِنْ أَتَاكُمْ عَذَابُ اللَّهِ بَغْتَةً أَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ إِلَّا الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ
De ki: "Allah'ın azabı size ansızın veya açıkça gelirse, zalimlerden başkası mı yok olur? Bana bildirin."
48وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ ۖ فَمَنْ آمَنَ وَأَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
Peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderiyoruz. Kim inanır ve nefsini ıslah ederse onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
46Ayet

Meal — En'âm 46

Sure En'âm Ayet 46 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : De ki: "Gördünüz mü? Allah, işitmenizi, gözlerinizi alsa, kalblerinizi kapasa,…

Sure Ayet 46/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 44–48. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler