A'râf · 140/206
Meal Okunuş — A'râf
قَالَ أَغَيْرَ اللَّهِ أَبْغِيكُمْ إِلَٰهًا وَهُوَ فَضَّلَكُمْ عَلَى الْعَالَمِينَ ۝١٤٠
Qaala a-ghairal laahi abgheekum ilaahanw wa Huwa faddalakum `alal `aalameen
📖 Türkçe Anlam
"Sizi alemlere üstün kılmış olan Allah'tan başka bir tanrı mı arayacağım?" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Eğayrallâhi: Allah’tan başkasını mı?
  • Ebğîküm: Sizin için arayıp isteyeyim.
  • İlâhen: Bir ilah, tapınılacak bir varlık.
  • Faddaleküm: Sizi üstün kıldı, faziletli eyledi.
  • Âlemîn: (Burada) Kendi zamanlarındaki tüm toplumlar, insanlar.

Tefsir:

Hz. Musa (a.s.), kavminin, kendilerini kurtaran ve onlara sayısız nimetler bahşeden Yüce Allah’ı bırakıp, etrafta gördükleri putlara özenerek kendisinden başka bir ilah istemeleri karşısında hayrete düşmüş ve onları bu yanlış tutumlarından dolayı şiddetle uyarmıştır. Onlara şöyle demiştir: "Siz nasıl olur da benden, Allah’tan başka bir ilah aramamı istersiniz? Oysa O, sizi, kendi döneminizdeki bütün toplumlara üstün kıldı. Size, içinden peygamberler gönderdiği gibi, düşmanlarınızı helâk ederek sizi onlardan kurtardı ve yeryüzünde size nice imkânlar verdi. Bunca lütuf ve ihsan karşısında, hâlâ O’ndan başkasına mı yöneleceksiniz?"

Bu sözler, Hz. Musa’nın (a.s.) kavmine olan derin şefkatini ve onların doğru yola gelmeleri için duyduğu büyük arzuyu gösterir. O, sadece bir peygamber değil, aynı zamanda kavminin iyiliğini her şeyden çok düşünen bir öğütçü ve yol göstericiydi. Onları, Allah’ın nimetlerini hatırlatarak şirk bataklığına düşmekten korumaya çalışıyordu. Bu tavır, bizlere de bir ders niteliğindedir: Allah’ın üzerimizdeki sayısız nimetlerini düşündüğümüzde, O’na olan bağlılığımız daha da güçlenmeli ve hiçbir varlığı O’na ortak koşmaktan şiddetle kaçınmalıyız. Unutmayalım ki gerçek üstünlük, Allah’a iman ve O’na teslimiyetle elde edilir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 138-142 — A'râf

138وَجَاوَزْنَا بِبَنِي إِسْرَائِيلَ الْبَحْرَ فَأَتَوْا عَلَىٰ قَوْمٍ يَعْكُفُونَ عَلَىٰ أَصْنَامٍ لَّهُمْ ۚ قَالُوا يَا مُوسَى اجْعَل لَّنَا إِلَٰهًا كَمَا لَهُمْ آلِهَةٌ ۚ قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ
İsrailoğullarının denizden geçmelerini sağladık. Puta gönülden tapan bir millete rastladılar. "Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap" dediler, Musa: " Doğrusu siz bilgisiz bir milletsiniz, bunlar yok olacaklar ve işledikleri boşa gidecektir" dedi.
139إِنَّ هَٰؤُلَاءِ مُتَبَّرٌ مَّا هُمْ فِيهِ وَبَاطِلٌ مَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ
İsrailoğullarının denizden geçmelerini sağladık. Puta gönülden tapan bir millete rastladılar. "Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap" dediler, Musa: " Doğrusu siz bilgisiz bir milletsiniz, bunlar yok olacaklar ve işledikleri boşa gidecektir" dedi.
140قَالَ أَغَيْرَ اللَّهِ أَبْغِيكُمْ إِلَٰهًا وَهُوَ فَضَّلَكُمْ عَلَى الْعَالَمِينَ
"Sizi alemlere üstün kılmış olan Allah'tan başka bir tanrı mı arayacağım?" dedi.
141وَإِذْ أَنجَيْنَاكُم مِّنْ آلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوءَ الْعَذَابِ ۖ يُقَتِّلُونَ أَبْنَاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءَكُمْ ۚ وَفِي ذَٰلِكُم بَلَاءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ
Sizi kötü azaba sokan, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
142۞ وَوَاعَدْنَا مُوسَىٰ ثَلَاثِينَ لَيْلَةً وَأَتْمَمْنَاهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ مِيقَاتُ رَبِّهِ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً ۚ وَقَالَ مُوسَىٰ لِأَخِيهِ هَارُونَ اخْلُفْنِي فِي قَوْمِي وَأَصْلِحْ وَلَا تَتَّبِعْ سَبِيلَ الْمُفْسِدِينَ
Musa'ya otuz gece vade verip sonra buna on gece daha kattık; böylece Rabbinin tayin ettiği müddet kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Milletim içinde benim yerime geç, onları ıslah et, bozguncuların yoluna gitme" dedi.
A'râfKuran Fihrist
206Ayet
MekkiRevelation
140Ayet

Meal — A'râf 140

Sure A'râf Ayet 140 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Sizi alemlere üstün kılmış olan Allah'tan başka bir tanrı mı…

Sure Ayet 140/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 138–142. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler