Kur'an-ı Kerim'de Kâfirlerin Sıfatları ile ilgili ayetler


✅ Kur'an-ı Kerim Konuları
(6) Şüphe yok ki, inkar edenleri, başlarına gelecekle uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
(7) Allah onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır ve büyük azab onlar içindir.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 6-7 - Cüz: 1 - Sayfa: 3
(26) Allah sivrisineği ve onun üstününü misal olarak vermekten çekinmez. İnananlar bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise "Allah bu misalle neyi murad etti?" derler, O, bu misalle birçoğunu saptırır, birçoğunu da yola getirir. Onunla saptırdığı yalnız fasıklardır ki onlar Allah'la yapılan sözleşmeyi kabulden sonra bozarlar. Allah'ın birleştirilmesini buyurduğu şeyi ayırırlar ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar; zarara uğrayanlar işte onlardır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 26  - Cüz: 1 - Sayfa: 5
(39) İnkar eden kimseler ve ayetlerimizi yalan sayanlar cehennemlik olanlardır, onlar orada temelli kalacaklardır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 39  - Cüz: 1 - Sayfa: 7
(98) Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman olan kimse inkar etmiş olur. Allah şüphesiz, inkar edenlerin düşmanıdır.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 98  - Cüz: 1 - Sayfa: 15
(126) İbrahim: "Rabbim! Burasını emin bir şehir kıl, halkından, Allah'a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır" demişti. Allah da: "İnkar edeni de az bir müddet geçindirir, sonra da onu ateşin azabına uğramak zorunda bırakırım, ne kötü sonuç" buyurmuştu.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 126  - Cüz: 1 - Sayfa: 19
(171) İnkar edenlerin durumu, çağırma ve bağırmadan başkasını duymayarak haykıran gibidir. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden akledemezler.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 171  - Cüz: 2 - Sayfa: 26
(210) Onlar, bulut gölgeleri içinde, Allah'ın azabının ve meleklerin tepelerine inip işin bitmesini mi bekliyorlar? Bütün işler Allah'a dönecektir.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 210  - Cüz: 2 - Sayfa: 32
(217) Sana hürmet edilen ayı, o aydaki savaşı sorarlar. De ki: "O ayda savaşmak büyük suçtur. Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, Mescidi Haram'a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur. Fitne çıkarmak ise öldürmekten daha büyüktür". Güçleri yeterse, dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam ederler. İçinizden dininden dönüp kafir olarak ölen olursa, bunların işleri dünya ve ahirette boşa gitmiş olur. İşte cehennemlikler onlardır, onlar orada temellidirler.
Sure: Al-Baqarah - Ayet: 217  - Cüz: 2 - Sayfa: 34
(4) Kendisinden önceki Kitapları tasdik eden Hak Kitap'ı sana indirdi. Önceden insanlara yol gösterici olarak Tevrat ve İncil'i de indirmişti. O, doğruyu yanlıştan ayıran Kitap'ı indirdi. Doğrusu Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli azab vardır. Allah güçlüdür, mazlumların öcünü alır.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 4  - Cüz: 3 - Sayfa: 50
(10) İnkar edenlerin malları ve çocukları, Allah'a karşı onlara bir şey sağlamaz. İşte onlar ateşin yakıtlarıdır.
(11) Bunların tutumu, Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibi ki, ayetlerimizi yalanladılar da Allah onları günahlarından dolayı yok (helak) etti. Allah'ın cezalandırması şiddetlidir.
(12) İnkar edenlere: "Yenileceksiniz, toplanıp cehenneme sürüleceksiniz, orası ne kötü döşektir" de.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 10-11-12 - Cüz: 3 - Sayfa: 51
(19) Allah katında din, şüphesiz İslam'dır. Ancak, Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini kim inkar ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 19  - Cüz: 3 - Sayfa: 52
(32) De ki: "Allah'a ve Peygambere itaat edin". Yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah inkar edenleri sevmez.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 32  - Cüz: 3 - Sayfa: 54
(56) Allah demişti ki: "Ey İsa! Ben seni eceline yetireceğim, seni kendime yükselteceğim, inkar edenlerden seni tertemiz ayıracağım; sana uyanları, kıyamet gününe kadar, inkar edenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz Banadır. Ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim. İnkar edenleri de dünya ve ahirette şiddetli azaba uğratacağım. Onların hiç yardımcıları olmayacaktır."
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 56  - Cüz: 3 - Sayfa: 57
(86) İnandıktan, peygamberin hak olduğuna şehadet ettikten, kendilerine belgeler geldikten sonra inkar eden bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalimleri doğru yola eriştirmez.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 86  - Cüz: 3 - Sayfa: 61
(91) Doğrusu inkar edip, inkarcı olarak ölenlerin hiçbirinden, yeryüzünü dolduracak kadar altını fidye vermiş olsa bile, bu kabul edilmeyecektir. İşte elem verici azab onlaradır, onların hiç yardımcıları da yoktur.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 91  - Cüz: 3 - Sayfa: 61
(105) Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.
(106) Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 105-106 - Cüz: 4 - Sayfa: 63
(120) Size bir iyilik gelse, onların fenasına gider; başınıza bir kötülük gelse buna sevinirler. Sabreder ve sakınırsanız, onların hilesi size hiçbir zarar vermez. Allah işlediklerinin hepsini ilmiyle kuşatmıştır.
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 120  - Cüz: 4 - Sayfa: 65
(151) Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmalarından ötürü, inkar edenlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer cehennemdir. Zalimlerin durağı ne kötüdür!
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 151  - Cüz: 4 - Sayfa: 69
(181) And olsun ki, Allah: "Allah fakir; biz zenginiz" diyenlerin sözünü işitmiştir. Dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürdüklerini elbette yazacağız, "Yakıcı azabı tadın" diyeceğiz.
(182) "Bu, yaptığınızın karşılığıdır". Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
(183) "Doğrusu, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamak üzere Allah bize ahid verdi" diyenlere sen, de ki: "Benden önce peygamberler size belgeler ve dediğiniz şeyi getirdi. Doğru sözlü iseniz niçin onları öldürdünüz?"
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 181-182-183 - Cüz: 4 - Sayfa: 74
(196) İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü duraktır!..
(197) İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü duraktır!..
Sure: Āl-‘Imrān - Ayet: 196-197 - Cüz: 4 - Sayfa: 76
(39) Bunlar Allah'a, ahiret gününe inanmış, Allah'ın verdiği rızıklardan sarfetmiş olsalardı ne zararı olurdu? Oysa Allah onları bilir.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 39  - Cüz: 5 - Sayfa: 85
(42) O gün, inkar edip Peygambere baş kaldırmış olanlar, yerle bir olmayı ne kadar isterler ve Allah'tan bir söz gizleyemezler.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 42  - Cüz: 5 - Sayfa: 85
(56) Onlardan ona inananlar ve yüz çevirenler vardı. Çılgın bir alev olarak cehennem yeter. Doğrusu, ayetlerimizi inkar edenleri ateşe sokacağız; derilerinin her yanışında, azabı tatmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 56  - Cüz: 5 - Sayfa: 87
(102) Sen içlerinde olup da namazlarını kıldırdığın zaman, bir kısmı seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar; secdeyi yaptıktan sonra onlar arkanıza geçsinler; kılmayan öbür kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar, tedbirli olsunlar, silahlarını alsınlar. Kafirler, size ansızın bir baskın vermek için, silah ve eşyanızdan ayrılmış bulunmanızı dilerler. Yağmurdan zarar görecekseniz veya hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanıza engel yoktur, fakat dikkatli olun. Allah kafirlere şüphesiz ağır bir azab hazırlamıştır.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 102  - Cüz: 5 - Sayfa: 95
(137) Doğrusu inanıp sonra inkar edenleri, sonra inanıp tekrar inkar edenleri, sonra da inkarları artmış olanları Allah bağışlamaz; onları doğru yola eriştirmez.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 137  - Cüz: 5 - Sayfa: 100
(150) Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.
(151) Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 150-151 - Cüz: 6 - Sayfa: 102
(167) İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır.
Sure: An-Nisā’ - Ayet: 167  - Cüz: 6 - Sayfa: 104
(10) İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemliklerdir.
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 10  - Cüz: 6 - Sayfa: 109
(41) Kalbleri inanmamışken, ağızlarıyla, "İnandık" diyenler, yahudilerden yalana kulak verenler ve başka bir topluluk hesabına casusluk edenlerden inkara koşanlar seni üzmesin. Sözleri asıl yerlerinden değiştirirler de, "Böyle bir fetva size verilirse alın, verilmezse kaçının" derler. Allah'ın fitneye düşmesini dilediği kimse için Allah'a karşı senin elinden bir şey gelmez. İşte onlar Allah'ın, kalblerini arıtmak istemediği kimselerdir. Dünyada rezillik onlaradır. Onlara ahirette de büyük azab vardır.
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 41  - Cüz: 6 - Sayfa: 114
(44) Doğrusu Biz yol gösterici olarak Tevrat'ı indirdik. Kendisini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudi olanlara onunla ve Rabbe kul olanlar, bilginler de Allah'ın Kitap'ından elde mahfuz kalanla hükmederlerdi. Tevrat'a şahiddiler. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun, ayetlerimi hiçbir değerle değiştirmeyin; Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.
(45) Orada onlara cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe dişle ve yaralara karşılıklı ödeşme yazdık. Kim hakkından vazgeçerse bu, onun günahlarına keffaret olur. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar zalimlerdir.
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 44-45 - Cüz: 6 - Sayfa: 115
(60) "Allah katında bundan daha kötü bir karşılığın bulunduğunu size haber vereyim mi?" de, Allah kime lanet ve gazab ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana kullar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 60  - Cüz: 6 - Sayfa: 118
(63) Rabbe kul olanlar ve bilginlerin onlara günah söz söylemeyi ve haram yemeyi yasak etmeleri gerekmez miydi? Yapmakta oldukları ne kötüdür!
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 63  - Cüz: 6 - Sayfa: 118
(78) İsrailoğullarından inkar edenler, Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdi. Bu, baş kaldırmaları ve aşırı gitmelerindendi.
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 78  - Cüz: 6 - Sayfa: 121
(80) Çoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin önlerine sürdüğü ne kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir, onlar azabta temellidirler.
Sure: Al-Mā’idah - Ayet: 80  - Cüz: 6 - Sayfa: 121
(1) Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı vareden Allah'a mahsustur. Öyle iken, inkar edenler Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 1  - Cüz: 7 - Sayfa: 128
(4) Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldikçe ondan yüz çevirirlerdi.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 4  - Cüz: 7 - Sayfa: 128
(7) Sana Kitap'ı kağıtta yazılı olarak indirmiş olsak da, elleriyle ona dokunsalar, inkar edenler yine de, "Bu apaçık bir büyüdür" derlerdi.
(8) "Ona bir melek indirilmeli değil miydi?" dediler. Bir melek indirmiş olsaydık iş bitmiş olurdu da onlara göz bile açtırılmazdı.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 7-8 - Cüz: 7 - Sayfa: 128
(31) Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar doğrusu kaybedenlerdir ki kıyamet saati onlara ansızın gelince, ağırlıklarını arkalarına yüklenerek, "Dünyada işlediğimiz büyük kusurlardan ötürü yazıklar olsun bize" derler. Dikkat edin, yüklendikleri şeyler ne kötüdür!
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 31  - Cüz: 7 - Sayfa: 131
(33) Onların söylediklerinin seni üzeceğini elbette biliyoruz; doğrusu onlar seni yalancı saymıyorlar, fakat zalimler Allah'ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlar.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 33  - Cüz: 7 - Sayfa: 131
(70) Dinlerini oyun ve eğlenceye alanları, dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak. Kuran ile öğüt ver ki, bir kimse kazandığıyla helake düşmeye görsün, o takdirde Allah'dan başka ona ne bir yardımcı, ne de bir kurtarıcı bulunur; her türlü fidyeyi de verse kabul olunmaz. Kazandıklarından ötürü yok olanlar işte bunlardır. İnkar etmelerinden dolayı kızgın içecek ve can yakıcı azab onlaradır.
Sure: Al-An‘ām - Ayet: 70  - Cüz: 7 - Sayfa: 136
(50) Cehennemlikler cennetliklere, "Bize biraz su veya Allah'ın size verdiği rızıktan gönderin" diye seslenirler, onlar da, "Doğrusu Allah dinlerini alay ve eğlenceye alan, dünya hayatına aldanan inkarcılara ikisini de haram etmiştir" derler. Bugünle karşılaşacaklarını unuttukları, ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de onları unutuyoruz.
Sure: Al-A‘rāf - Ayet: 50  - Cüz: 8 - Sayfa: 156
(13) Bu, onların Allah'a ve Peygamberine karşı koymalarındandır. Kim Allah'a ve peygamberine karşı koyarsa, bilsin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.
(14) İşte bunu tadın, inkar edenlere cehennem azabı da vardır.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 13-14 - Cüz: 9 - Sayfa: 178
(18) İşte bu, Allah'ın inkarcıların düzenini zayıflatıp yok etmesidir.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 18  - Cüz: 9 - Sayfa: 179
(30) İnkar edenler, seni bağlayıp bir yere kapamak veya öldürmek, ya da sürmek için düzen kuruyorlardı. Onlar düzen kurarken, Allah da düzenlerini bozuyordu. Allah düzen yapanların en iyisidir.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 30  - Cüz: 9 - Sayfa: 180
(39) Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse bilsinler ki Allah onların işlediklerini şüphesiz görür.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 39  - Cüz: 9 - Sayfa: 181
(50) Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, "Yakıcı azabı tadın, bu, kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır" diyerek canlarını alırken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 50  - Cüz: 10 - Sayfa: 183
(59) İnkar edenler, asla öne geçtiklerini sanmasınlar, çünkü onlar bizi aciz bırakamıyacaklardır.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 59  - Cüz: 10 - Sayfa: 184
(73) İnkar edenler birbirlerinin dostlarıdır. Eğer siz aranızda dost olmazsanız yeryüzünde kargaşalık, fitne ve büyük bozgun çıkar.
Sure: Al-Anfāl - Ayet: 73  - Cüz: 10 - Sayfa: 186
(73) Ey Peygamber! İnkarcılarla, ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür.
Sure: At-Taubah - Ayet: 73  - Cüz: 10 - Sayfa: 199
(87) Geri kalan kadınlarla beraber bulunmaya razı oldular. Kalbleri kapanmıştır, bu yüzden anlamazlar.
Sure: At-Taubah - Ayet: 87  - Cüz: 10 - Sayfa: 201
(4) Hepinizin dönüşü, O'nadır. Allah'ın vadi haktır. O, önce yaratır, sonra inanıp yararlı işler yapanların ve inkar edenlerin hareketlerinin karşılığını adaletle vermek için tekrar diriltir. İnkarcılara, inkarlarından ötürü kızgın bir içecek ve can yakıcı azab vardır.
Sure: Yūnus - Ayet: 4  - Cüz: 11 - Sayfa: 208
(54) Haksızlık etmiş olan her kişi, yeryüzünde olan her şeye sahip olsa, onu azabın fidyesi olarak verirdi. Azabı görünce pişmanlık gösterdiler. Haksızlığa uğratılmadan aralarında adaletle hükmolunmuştur.
Sure: Yūnus - Ayet: 54  - Cüz: 11 - Sayfa: 215
(106) Bedbaht olanlar cehennemdedirler. Onlar orada ah edip inlerler.
(107) Rabbinin dilemesi bir yana, gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır. Rabbin, şüphesiz, her istediğini yapar.
Sure: Hūd - Ayet: 106-107 - Cüz: 12 - Sayfa: 233
(18) Rablerinin çağrısına gelenlere en güzel karşılık vardır. O'nun çağrısına uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve daha bir katı onların olsa, kurtulmak için fidye verirlerdi. İşte hesapları kötü olanlar bunlardır. Varacakları yer cehennemdir; ne kötü konaktır!
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 18  - Cüz: 13 - Sayfa: 251
(31) Eğer Kuran ile dağlar yürütülmüş veya yeryüzü parçalanmış yahut ölüler konuşturulmuş olsaydı, kafirler yine de inanmazlardı. Oysa bütün işler Allah'a aittir. İnananların, "Allah dilese bütün insanları doğru yola eriştirebilir" gerçeğini akılları kesmedi mi? Allah'ın sözü yerine gelinceye kadar, yaptıkları işler sebebiyle inkar edenlere bir belanın dokunması veya evlerinin yakınına inmesi devam eder durur. Allah, verdiği sözden şüphesiz caymaz.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 31  - Cüz: 13 - Sayfa: 253
(35) Allah'a karşı gelmekten sakınanlara vadedilen cennetin altından ırmaklar akar; oranın yiyecekleri ve gölgeleri devamlıdır. Bu, sakınanların elde edeceği sonuçtur, inkarcıların varacağı sonuç ise ateştir.
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 35  - Cüz: 13 - Sayfa: 254
(42) Onlardan öncekiler de tuzak kurdular, oysa bütün tuzaklar(ın cezası) Allah'ındır, Herkesin yaptığını bilir. İnkarcılar da, neticenin kimin olduğunu göreceklerdir.
(43) İnkar edenler: "Sen peygamber değilsin" derler; de ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve Kitap'ı bilenler yeter."
Sure: Ar-Ra‘d - Ayet: 42-43 - Cüz: 13 - Sayfa: 254
(2) Elif, Lam, Ra; Bu, Allah'ın izniyle, insanları karanlıklardan aydınlığa, güçlü ve övülmeğe layık, göklerde ve yerde olanların sahibi Allah'ın yoluna çıkarman için, sana indirdiğimiz Kitaptır. Uğrayacakları çetin azabdan dolayı vay kafirlerin haline!
(3) Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yolundan alıkoyup onun eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.
Sure: Ibrāhīm - Ayet: 2-3 - Cüz: 13 - Sayfa: 255
(27) Allah inananları, dünya hayatında ve ahirette sağlam bir söz üzerinde tutar; zalimleri de saptırır. Allah dilediğini yapar.
(28) Allah'ın verdiği nimeti nankörlükle karşılayanları ve milletlerini helak olacakları yere, yaslanacakları cehenneme götürenleri görmüyor musun?
(29) Allah'ın verdiği nimeti nankörlükle karşılayanları ve milletlerini helak olacakları yere, yaslanacakları cehenneme götürenleri görmüyor musun?
Sure: Ibrāhīm - Ayet: 27-28-29 - Cüz: 13 - Sayfa: 259
(2) İnkar edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.
(3) Bırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 2-3 - Cüz: 14 - Sayfa: 262
(90) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
(91) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
(92) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
(93) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
Sure: Al-Ḥijr - Ayet: 90-91-92-93 - Cüz: 14 - Sayfa: 266
(27) Sonra kıyamet günü onları rezil eder ve: "Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede?" der. İlim sahibleri şöyle derler: "Doğrusu bugün inkarcılara rezillik ve iğrençlik vardır."
(28) Melekler kendilerine yazık etmiş kimselerin canlarını alırken: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diyerek teslim olurlar. Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.
(29) Temelli kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür!
Sure: An-Naḥl - Ayet: 27-28-29 - Cüz: 14 - Sayfa: 270
(33) Onlar kendilerine yalnız meleklerin veya senin Rabbinin buyruğunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmemişti, ama onlar kendilerine yazık ediyorlardı.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 33  - Cüz: 14 - Sayfa: 270
(36) And olsun ki, her ümmete: "Allah'a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının" diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunugörün.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 36  - Cüz: 14 - Sayfa: 271
(83) Allah'ın nimetini hem bilirler hem de inkar ederler. Zaten çoğu kafir kimselerdir.
(84) Kıyamet günü her ümmetten bir şahit getiririz; inkar edenlere itiraz için izin de verilmez, onların özürleri de dinlenmez.
(85) Zulmedenler, azap görürlerken azabları hafifletilmez de geciktirilmez de.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 83-84-85 - Cüz: 14 - Sayfa: 276
(88) İnkar eden, Allah'ın yolundan alıkoyanlara, bozgunculuklarına karşılık azap üstüne azap veririz.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 88  - Cüz: 14 - Sayfa: 277
(104) Allah'ın ayetlerine inanmayanları Allah doğru yola eriştirmez. Onlara can yakıcı azap vardır.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 104  - Cüz: 14 - Sayfa: 279
(109) Ahirette zarara uğrayacakların bunlar olduğunda şüphe yoktur.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 109  - Cüz: 14 - Sayfa: 279
(112) Allah size güven ve huzur içinde olan bir kasabayı misal verir: Her taraftan oraya bolca rızık geliyordu. Ama Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden Allah onlara yaptıklarına karşılık açlık ve korku belasını tattırdı.
(113) And olsun ki, aralarından kendilerine bir peygamber gelmişti, onu yalancı saydılar. Haksızlık ederlerken azaba uğradılar.
Sure: An-Naḥl - Ayet: 112-113 - Cüz: 14 - Sayfa: 280
(10) Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu, ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 10  - Cüz: 15 - Sayfa: 283
(45) Kuran okuduğun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasına görünmeyen bir perde çekeriz.
(46) Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Kuran'da Rabbini bir tek olarak andığın zaman, onlar ürkerek ardlarına dönerler.
(47) Seni dinledikleri zaman neye kulak verdiklerini ve gizli toplantılarında zalimlerin: "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediklerini Biz çok iyi biliriz.
(48) Sana nasıl misaller verdiklerine bir bak! Bu yüzden sapmışlardır, artık bir yol da bulamamaktadırlar.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 45-46-47-48 - Cüz: 15 - Sayfa: 286
(97) Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimleri de saptırırsa, artık onlar için Allah'dan başka dostlar bulamazsın. Biz onları kıyamet günü yüzükoyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırız.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 97  - Cüz: 15 - Sayfa: 292
(97) Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimse hak yoldadır. Kimleri de saptırırsa, artık onlar için Allah'dan başka dostlar bulamazsın. Biz onları kıyamet günü yüzükoyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırız.
Sure: Al-Isrā’ - Ayet: 97  - Cüz: 15 - Sayfa: 292
(29) De ki: "Gerçek Rabbinizdendir." Dileyen inansın, dileyen inkar etsin. Şüphesiz zalimler için, duvarları çepeçevre onları içine alacak bir ateş hazırlamışızdır. Onlar yardım istediklerinde, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su kendilerine sunulur. Bu ne kötü bir içecek ve cehennem ne kötü bir duraktır!
Sure: Al-Kahf - Ayet: 29  - Cüz: 15 - Sayfa: 297
(52) O gün Allah: "Bana ortak olduklarını iddia ettiklerinize seslenin" der. Onları çağırırlar, fakat hiçbirisi onların çağrılarına gelmez. Aralarına bir cehennem deresi koyarız.
(53) Suçlular ateşi görürler ve ona düşeceklerini anlarlar, fakat ondan kaçacak yer bulamazlar.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 52-53 - Cüz: 15 - Sayfa: 299
(100) Gözleri bizim öğüdümüze karşı kapalı olan ve öfkelerinden onu dinlemeye tahammül edemeyen kafirlere o gün cehennemi öyle bir gösteririz ki!
Sure: Al-Kahf - Ayet: 100  - Cüz: 16 - Sayfa: 304
(106) İşte onların cezası; inkarlarına, peygamberlerimi ve ayetlerimi alaya almalarına karşılık olarak, cehennemdir.
Sure: Al-Kahf - Ayet: 106  - Cüz: 16 - Sayfa: 304
(37) Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!
(38) Bize geldikleri gün neler görüp neler işitecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.
(39) Hala gaflet içinde bulunanları ve hala inanmayanları işin bitmiş olacağı o hasret günü ile uyar.
Sure: Maryam - Ayet: 37-38-39 - Cüz: 16 - Sayfa: 307
(72) Sonra Biz Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtarır, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
(73) Ayetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman inkar edenler inananlara: "Bu iki takımın hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?" derler.
(74) Onlardan önce nice nesilleri yok ettik ki, onlar varlıkça ve gösterişçe bunlardan daha üstündüler.
(75) De ki: "Sapıklıkta olanı Rahman ne kadar ertelese bile, sonunda tehdit edildikleri azabı ya da kıyamet gününü gördükleri zaman onlar kimin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha güçsüz olduğunu bilecektir."
Sure: Maryam - Ayet: 72-73-74-75 - Cüz: 16 - Sayfa: 310
(83) Kafirlerin üzerine onları kışkırtan şeytanlar gönderdiğimizi bilmiyor musun?
Sure: Maryam - Ayet: 83  - Cüz: 16 - Sayfa: 311
(87) Rahman'ın katında bir ahd almış olandan başkası asla şefaatte bulunamıyacaktır.
Sure: Maryam - Ayet: 87  - Cüz: 16 - Sayfa: 311
(74) Rabbine suçlu olarak gelen bilsin ki, cehennem onun içindir. Orada ne ölür, ne yaşar.
Sure: Ṭā-Hā - Ayet: 74  - Cüz: 16 - Sayfa: 316
(124) Benim Kitap'ımdan yüz çeviren bilsin ki onun dar bir geçimi olur ve kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz.
(125) O zaman: "Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin, oysa ben gören bir kimseydim" der.
(126) Allah: "Böyledir, ayetlerimiz sana gelmişti de sen onları unutmuştun, bugün de öylece unutulursun" der.
(127) İşte haddi aşanları, Rabbinin ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız. Hem, ahiretin azabı bu dünya azabından daha şiddetli ve daha devamlıdır.
Sure: Ṭā-Hā - Ayet: 124-125-126-127 - Cüz: 16 - Sayfa: 320
(134) Eğer onları ondan önce bir azaba uğratarak yok etseydik: "Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi.
(135) De ki: "Herkes gözlemektedir, siz de gözleyin. Şüphesiz düz yolun sahiplerinin kimler olduğunu ve kimlerin doğru yolda bulunduğunu bileceksiniz."
Sure: Ṭā-Hā - Ayet: 134-135 - Cüz: 16 - Sayfa: 321
(19) İşte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, ateşten elbiseler kesilmiştir, başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 19  - Cüz: 17 - Sayfa: 334
(22) Orada, uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler: "Yakıcı azabı tadın" denir.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 22  - Cüz: 17 - Sayfa: 334
(38) Allah şüphesiz inananları savunur, çünkü hainleri ve nankörleri hiç sevmez.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 38  - Cüz: 17 - Sayfa: 336
(51) Ayetlerimizi tartışarak bozmağa uğraşanlar, işte onlar cehennemliklerdir.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 51  - Cüz: 17 - Sayfa: 338
(55) İnkar edenler, ceza saati kendilerine ansızın gelene veya gecesi olmayan günün azabı çatana kadar Kuran'dan şüphe etmekte devam ederler.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 55  - Cüz: 17 - Sayfa: 338
(57) İnkar edenler, ayetlerimizi yalan sayan kimseler, işte onlar için hakir düşüren azap vardır.
Sure: Al-Ḥajj - Ayet: 57  - Cüz: 17 - Sayfa: 339
(53) Ama insanlar din konusunda aralarında bölük bölük oldular. Her bölük kendi tuttuğu yoldan memnundur.
(54) Onları bir süreye kadar sapıklıklarıyla başbaşa bırak.
(55) Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.
(56) Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 53-54-55-56 - Cüz: 18 - Sayfa: 345
(63) Ama, kafirlerin kalbleri bundan habersizdir. Bundan başka da onların yapageldikleri işler de vardır.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 63  - Cüz: 18 - Sayfa: 346
(77) Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 77  - Cüz: 18 - Sayfa: 347
(93) De ki: "Rabbim! Onların tehdit olundukları şeyi bana mutlaka göstereceksen, o zaman beni zalim milletin içinde bulundurma Yarabbi."
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 93  - Cüz: 18 - Sayfa: 348
(96) Kötülüğü en iyi ile sav. Onların vasıflandırmalarını Biz daha iyi biliriz.
Sure: Al-Mu’minūn - Ayet: 96  - Cüz: 18 - Sayfa: 348
(57) İnkar edenlerin, Bizi yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanmayasın. Varacakları yer ateştir. Ne kötü dönüştür!
Sure: An-Nūr - Ayet: 57  - Cüz: 18 - Sayfa: 357
(34) Cehennemde yüzü koyun toplanacak olanlar, işte onların yerleri en kötü ve yolları da en sapıktır.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 34  - Cüz: 19 - Sayfa: 363
(40) Bu putperestler and olsun ki, bela yağmuruna tutulmuş olan kasabaya uğramışlardı. Onu görmediler mi? Hayır; tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 40  - Cüz: 19 - Sayfa: 363
(43) Hevesini kendine tanrı edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?
(44) Yoksa çoklarının söz dinlediklerini veya aklettiklerini mi sanırsın? Onlar şüphesiz davarlar gibidir, belki daha da sapık yolludurlar.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 43-44 - Cüz: 19 - Sayfa: 363
(55) Allah'ı bırakıp, kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere kulluk ederler. İnkar eden, Rabbine karşı gelenin (şeytanın) yardımcısıdır.
Sure: Al-Furqān - Ayet: 55  - Cüz: 19 - Sayfa: 364
(227) Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır. Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.
Sure: Ash-Shu‘arā’ - Ayet: 227  - Cüz: 19 - Sayfa: 376
(23) Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler, işte onlar Benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte can yakıcı azap onlar içindir.
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 23  - Cüz: 20 - Sayfa: 398
(52) De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahit olarak yeter. O, göklerde ve yerde olanı, batıla inananları ve Allah'ı inkar edenleri bilir." İşte kaybedenler bunlardır.
(53) Senden azabı acele bekliyorlar. Eğer süre belirtilmiş olmasaydı azap onlara hemen gelirdi. Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.
(54) Senden azabı acele bekliyorlar. Doğrusu azap tepelerinden, ayaklarının altından kendilerini içine aldığı gün, cehennem inkarcıları kuşatacaktır. O gün Allah: "Yaptıklarınızın karşılığını tadın" der.
(55) Senden azabı acele bekliyorlar. Doğrusu azap tepelerinden, ayaklarının altından kendilerini içine aldığı gün, cehennem inkarcıları kuşatacaktır. O gün Allah: "Yaptıklarınızın karşılığını tadın" der.
Sure: Al-‘Ankabūt - Ayet: 52-53-54-55 - Cüz: 21 - Sayfa: 402
(16) İnkar edip, ayetlerimizi ve ahirette Bana kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabla yüzyüze bırakılırlar.
Sure: Ar-Rūm - Ayet: 16  - Cüz: 21 - Sayfa: 406
(44) Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhine olur. Yararlı iş işleyen kimseler, kendileri için rahat bir yer hazırlamış olurlar.
(45) Çünkü Allah inanıp yararlı iş işleyenlere lütfundan karşılık verecektir. Doğrusu O, inkarcıları sevmez.
Sure: Ar-Rūm - Ayet: 44-45 - Cüz: 21 - Sayfa: 409
(23) İnkar edenin inkarcılığı seni üzmesin; onların dönüşü Bize'dir; o zaman, yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah, kalblerde olanı şüphesiz bilir.
Sure: Luqmān - Ayet: 23  - Cüz: 21 - Sayfa: 413
(10) Puta tapanlar: "Toprağa karışıp yok olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" derler. Evet; onlar, Rab'lerine kavuşmayı inkar edenlerdir.
Sure: As-Sajdah - Ayet: 10  - Cüz: 21 - Sayfa: 415
(21) Belki yollarından dönerler diye and olsun onlara büyük azabdan önce dünya azabından tattırırız.
Sure: As-Sajdah - Ayet: 21  - Cüz: 21 - Sayfa: 417
(8) Allah, doğrulardan doğruluklarını sormak ve inkarcılara can yakıcı azap hazırlamak için bunu yapmıştır.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 8  - Cüz: 21 - Sayfa: 419
(64) Allah şüphesiz, inkarcılara lanet etmiş ve onlara içinde sonsuz olarak temelli kalacakları çılgın alevli cehennemi hazırlamıştır. Onlar bir dost ve yardımcı bulamazlar.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 64  - Cüz: 22 - Sayfa: 427
(68) "Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar.", "Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver, onları büyük bir lanete uğrat" derler.
Sure: Al-Aḥzāb - Ayet: 68  - Cüz: 22 - Sayfa: 427
(5) Allah'ın, inanıp yararlı iş işleyenlere ki onlar için mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır ve ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara ki onlara iğrenç ve can yakıcı azap vardır işlerinin karşılıklarını vermesi için kıyamet saati gelecektir.
Sure: Saba’ - Ayet: 5  - Cüz: 22 - Sayfa: 428
(38) Ayetlerimizi etkisiz kılmaya çalışanlar; işte onlar, azabla yüz yüze bırakılırlar.
Sure: Saba’ - Ayet: 38  - Cüz: 22 - Sayfa: 432
(10) Kudret isteyen kimse bilsin ki, kudret, bütünüyle Allah'ındır. Güzel sözler O'na yükselir, o sözleri de yararlı iş yükseltir. Kötülük yapmakta düzen kuranlara, onlara, çetin azap vardır. İşte bunların kurdukları düzenler boşa çıkar.
Sure: Fāṭir - Ayet: 10  - Cüz: 22 - Sayfa: 435
(36) İnkar edenlere cehennem ateşi vardır. Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler; kendilerinden cehennemin azabı da hafifletilmez. Her inkarcıyı böylece cezalandırırız.
(37) Orada; "Rabbimiz! Bizi çıkar; yaptığımızdan başka, yararlı iş işleyelim" diye bağrışırlar. O zaman onlara şöyle deriz: "Öğüt alacak kişinin öğüt alabileceği kadar bir süre sizi yaşatmadık mi? Size uyarıcı da gelmişti. Artık azabı tadınız, zalimlerin yardımcısı olmaz."
Sure: Fāṭir - Ayet: 36-37 - Cüz: 22 - Sayfa: 438
(39) Sizleri yeryüzüne de hakim kılan O'dur. İnkar edenin inkarı kendi aleyhinedir. İnkarcıların inkarı, Rableri katında yalnız kendilerine olan gazabı arttırır. İnkarcıların inkarı, hüsrandan başka birşey arttırmaz.
Sure: Fāṭir - Ayet: 39  - Cüz: 22 - Sayfa: 439
(59) Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
Sure: Yā-Sīn - Ayet: 59  - Cüz: 23 - Sayfa: 444
(65) İşte o gün ağızlarını mühürleriz, Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahidlik eder.
Sure: Yā-Sīn - Ayet: 65  - Cüz: 23 - Sayfa: 444
(22) İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 22  - Cüz: 23 - Sayfa: 446
(26) Hayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır.
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 26  - Cüz: 23 - Sayfa: 447
(62) Konukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı?
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 62  - Cüz: 23 - Sayfa: 448
(73) Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Sure: Aṣ-Ṣāffāt - Ayet: 73  - Cüz: 23 - Sayfa: 448
(1) Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.
(2) Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.
Sure: Ṣād - Ayet: 1-2 - Cüz: 23 - Sayfa: 453
(55) Bu böyle; ama azgınlara kötü bir gelecek vardır.
(56) Cehenneme girerler; ne kötü bir konaktır!
(57) İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.
(58) Bunlara benzer daha başkaları da vardır...
Sure: Ṣād - Ayet: 55-56-57-58 - Cüz: 23 - Sayfa: 456
(47) Yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha zalimlerin olmuş olsa, kıyamet günündeki kötü azap için fidye verseler kabul edilmez. Allah katından onlara, hiç hesaplamadıkları şeyler beliriverir.
(48) Onlara, işledikleri kötü şeyler belli olur; alaya aldıkları şeyler de kendilerini çepeçevre sarar.
Sure: Az-Zumar - Ayet: 47-48 - Cüz: 24 - Sayfa: 463
(63) Göklerin ve yerin kilitleri O'nundur. Allah'ın ayetlerini inkar edenler, işte onlar hüsrandadırlar.
Sure: Az-Zumar - Ayet: 63  - Cüz: 24 - Sayfa: 465
(4) Allah'ın ayetleri üzerinde, inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. İnkarcıların memlekette gezip dolaşması seni aldatmasın.
Sure: Ghāfir - Ayet: 4  - Cüz: 24 - Sayfa: 467
(6) İnkar edenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşti.
Sure: Ghāfir - Ayet: 6  - Cüz: 24 - Sayfa: 467
(19) Allah'ın düşmanları o gün cehenneme sürülürler. Hepsi bir aradadırlar.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 19  - Cüz: 24 - Sayfa: 478
(28) İşte böyle; Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkar etmeleri karşılığı orası onların temelli kalacakları yerdir.
Sure: Fuṣṣilat - Ayet: 28  - Cüz: 24 - Sayfa: 479
(26) Kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri affeden, yaptıklarınızı bilen, inanıp yararlı işler işleyenlerin duasını kabul eden, lütfuyla onların ecrini arttıran O'dur. Ama, inkarcılar için çetin azap vardır.
Sure: Ash-Shūra - Ayet: 26  - Cüz: 25 - Sayfa: 486
(9) Ama inkarcılar, dirilmekten şüphededirler, bunu eğlenceye alırlar.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 9  - Cüz: 25 - Sayfa: 496
(16) Onları çarptıkça çarpacağımız gün öcümüzü şüphesiz alırız.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 16  - Cüz: 25 - Sayfa: 496
(43) Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 43  - Cüz: 25 - Sayfa: 498
(49) "Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
Sure: Ad-Dukhān - Ayet: 49  - Cüz: 25 - Sayfa: 498
(3) Göklerde ve yerde inananlara nice dersler vardır.
Sure: Al-Jāthiyah - Ayet: 3  - Cüz: 25 - Sayfa: 499
(11) İşte bu Kuran doğruluk rehberidir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere, onlara, tiksindiren, can yakan bir azap vardır.
Sure: Al-Jāthiyah - Ayet: 11  - Cüz: 25 - Sayfa: 499
(31) Ama, inkar eden kimselere denir ki: "Ayetlerim size okunmuş, siz de büyüklenip suçlu bir millet olmuştunuz değil mi?"
Sure: Al-Jāthiyah - Ayet: 31  - Cüz: 25 - Sayfa: 501
(35) "Bu, Allah'ın ayetlerini alaya almanızdan ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasından ötürüdür." O gün, ne oradan çıkarılırlar ve ne de özürleri dinlenir.
Sure: Al-Jāthiyah - Ayet: 35  - Cüz: 25 - Sayfa: 502
(20) İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün, onlara: "Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz"
Sure: Al-Aḥqāf - Ayet: 20  - Cüz: 26 - Sayfa: 504
(34) İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün onlara: "Bu, gerçek değil miydi?" denir, onlar: "Rabbimize and olsun ki evet gerçekti" derler. Allah: "İnkar etmenizden ötürü azabı tadın" der.
(35) Peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret; inkarcılar için acele etme; onlar, kendilerine söz verileni gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir müddeti eğlendiklerini sanırlar. Bu bir bildiridir; yoldan çıkmış olanlardan başkası mı yok edilir?
Sure: Al-Aḥqāf - Ayet: 34-35 - Cüz: 26 - Sayfa: 506
(1) Allah, inkar edenlerin ve kendi yolundan alıkoyanların işlerini boşa çıkarır.
Sure: Muḥammad - Ayet: 1  - Cüz: 26 - Sayfa: 507
(3) Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından ötürü böyledir. Allah böylece insanlara kendilerinin misallerini anlatır.
(4) Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiğinizde onları esir alın; savaş sona erince onları ya karşılıksız, ya da fidye ile salıverin; Allah dilemiş olsaydı, onlardan başka türlü öç alabilirdi, bunun böyle olması, kiminizi kiminizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.
Sure: Muḥammad - Ayet: 3-4 - Cüz: 26 - Sayfa: 507
(8) İnkar edenlere ise, yıkım ve yokluk olsun! Allah onların işlerini boşa çıkarır.
(9) Bu, Allah'ın indirdiğini beğenmediklerinden ötürüdür. İşlerini Allah bunun için boşa çıkarmıştır.
Sure: Muḥammad - Ayet: 8-9 - Cüz: 26 - Sayfa: 507
(18) Onlar kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar. Şüphesiz onun alametleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?
Sure: Muḥammad - Ayet: 18  - Cüz: 26 - Sayfa: 508
(29) Yoksa, kalblerinde hastalık olanlar, Allah'ın onların kinlerini dışarı vurmayacağını mı sandılar?
(30) Eğer dileseydik, Biz onları sana gösterirdik; sen de onları yüzlerinden tanırdın. And olsun ki sen, onları konuşmalarından da tanırsın; Allah işlediklerinizi bilir.
Sure: Muḥammad - Ayet: 29-30 - Cüz: 26 - Sayfa: 509
(32) Şüphesiz, inkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Peygambere karşı gelenler Allah'a hiçbir zarar veremezler. O, onların işlerini boşa çıkaracaktır.
Sure: Muḥammad - Ayet: 32  - Cüz: 26 - Sayfa: 510
(34) İnkar edip Allah yolundan alıkoyanları, sonra da inkarcı olarak ölenleri Allah şüphesiz ki bağışlamayacaktır.
Sure: Muḥammad - Ayet: 34  - Cüz: 26 - Sayfa: 510
(13) Allah'a ve Peygamberine kim inanmamışsa bilsin ki, şüphesiz Biz, inkarcılar için çılgın alevli cehennemi hazırlamışızdır.
Sure: Al-Fatḥ - Ayet: 13  - Cüz: 26 - Sayfa: 512
(24) Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.
(25) Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.
(26) Allah: "Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun" buyurur.
Sure: Qāf - Ayet: 24-25-26 - Cüz: 26 - Sayfa: 519
(52) Onlardan öncekilere, herhangi bir peygamber gelince: "sihirbazdır" veya "Delidir" derlerdi.
(53) Öncekiler sonrakilere böyle mi vasiyet ettiler? Hayır; bunlar azgın bir millettir.
Sure: Adh-Dhāriyāt - Ayet: 52-53 - Cüz: 27 - Sayfa: 523
(59) Zulmedenlerin, geçmiş arkadaşlarının suçlarına benzer suçları vardır; cezalarını Benden acele istemesinler.
(60) Söz verilen günün azabından vay o inkar edenlere!
Sure: Adh-Dhāriyāt - Ayet: 59-60 - Cüz: 27 - Sayfa: 523
(28) Oysa onların bu hususta bir bilgileri yoktur, sadece sanıya uyarlar. Sanı ise şüphesiz gerçeği ifade etmez.
Sure: An-Najm - Ayet: 28  - Cüz: 27 - Sayfa: 527
(6) Öyleyse onlardan yüz çevir; çağıran, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;
(7) Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: "Bu, zorlu bir gündür" derler.
(8) Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: "Bu, zorlu bir gündür" derler.
Sure: Al-Qamar - Ayet: 6-7-8 - Cüz: 27 - Sayfa: 528
(43) Sizin inkarcılarınız bunlardan daha mı üstündür? Yoksa Kitablarda size bir kurtuluş belgesi mi var?
Sure: Al-Qamar - Ayet: 43  - Cüz: 27 - Sayfa: 530
(48) Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: "Cehennemin dokunan azabını tadın" denir.
Sure: Al-Qamar - Ayet: 48  - Cüz: 27 - Sayfa: 530
(41) Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.
Sure: Ar-Raḥmān - Ayet: 41  - Cüz: 27 - Sayfa: 532
(41) Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!
Sure: Al-Wāqi‘ah - Ayet: 41  - Cüz: 27 - Sayfa: 535
(14) Onlar sizinle toplu olarak, ancak surla çevrilmiş kasabalar içinde veya duvarlar arkasından savaşı kabul edebilirler. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise serttir; onları birlik sanırsın, oysa kalbleri birbirinden ayrıdır. Bu, akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.
(15) Onların durumu, kendilerinden az zaman önce geçmiş ve işlerinin karşılığını tatmış olanların durumu gibidir. Onlara can yakıcı azap vardır.
(16) İkiyüzlülerin durumu insana: "İnkar et!" deyip, insan da inkar edince: "Doğrusu ben senden uzağım; Alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" diyen şeytanın durumu gibidir.
(17) İkisinin sonucu da, içinde temelli kalacakları ateş olacaktır. Zalimlerin cezası budur.
Sure: Al-Ḥashr - Ayet: 14-15-16-17 - Cüz: 28 - Sayfa: 547
(10) İnkar edip, ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar da ateşliklerdir, orada temellidirler. Ne kötü bir dönüştür!
Sure: At-Taghābun - Ayet: 10  - Cüz: 28 - Sayfa: 557
(9) Ey Peygamber! İnkarcılarla ve ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür!...
Sure: At-Taḥrīm - Ayet: 9  - Cüz: 28 - Sayfa: 561
(6) Rablerini inkar eden kimseler için cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür!
(7) Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
(8) Nerede ise öfkesinden paralanacak! İçine her bir topluluğun atılmasında, bekçileri onlara: "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.
(9) Onlar: "Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik" derler.
(10) "Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık" derler.
Sure: Al-Mulk - Ayet: 6-7-8-9-10 - Cüz: 29 - Sayfa: 562
(20) Yahut, Rahman olan Allah'ın dışında size yardımda bulunabilecek taraftarlarınız kimdir? İnkarcılar sadece aldanmaktadırlar.
(21) Allah size verdiği rızkı kesiverirse, size rızık verecek başka kim vardır? Hayır; onlar, azgınlık ve nefrette direnmektedirler.
(22) Yüzükoyun sürünen mi, yoksa doğru yolda düpedüz yürüyen mi daha doğru yoldadır?
Sure: Al-Mulk - Ayet: 20-21-22 - Cüz: 29 - Sayfa: 563
(27) Azabı yaklaşırken gördükleri zaman, inkar edenlerin yüzleri çirkinleşip kararır; onlara: "Sizin arayıp durduğunuz işte budur" denir.
(28) De ki: "Allah, beni ve benimle beraber bulunanları isterse yok eder veya isterse merhamet eder; söyleyin, bu takdirde inkarcıları, can yakıcı azabdan kim alıkoyabilir?"
Sure: Al-Mulk - Ayet: 27-28 - Cüz: 29 - Sayfa: 564
(29) "Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler.
Sure: Al-Qalam - Ayet: 29  - Cüz: 29 - Sayfa: 565
(35) Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?
Sure: Al-Qalam - Ayet: 35  - Cüz: 29 - Sayfa: 565
(47) Yoksa, gaybın bilgisi kendilerinin katında da onlar mı yazıyorlar?
Sure: Al-Qalam - Ayet: 47  - Cüz: 29 - Sayfa: 566
(51) O, şüphesiz kesin gerçektir.
Sure: Al-Ḥāqqah - Ayet: 51  - Cüz: 29 - Sayfa: 568
(36) İnkar edenlere ne oluyor, sana doğru sağdan soldan topluluklar halinde koşuşuyorlar?
Sure: Al-Ma‘ārij - Ayet: 36  - Cüz: 29 - Sayfa: 569
(44) Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.
Sure: Al-Ma‘ārij - Ayet: 44  - Cüz: 29 - Sayfa: 570
(23) "Benim yaptığım yalnız, Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah'a ve Peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır."
Sure: Al-Jinn - Ayet: 23  - Cüz: 29 - Sayfa: 573
(8) Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 8  - Cüz: 29 - Sayfa: 575
(26) İşte bu adamı yakıcı bir ateşe yaslayacağım.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 26  - Cüz: 29 - Sayfa: 576
(31) Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: "Allah bu misalle neyi muradetti?" desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 31  - Cüz: 29 - Sayfa: 576
(40) Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 40  - Cüz: 29 - Sayfa: 576
(53) Hayır; daha doğrusu ahiretten korkmazlar.
Sure: Al-Muddaththir - Ayet: 53  - Cüz: 29 - Sayfa: 577
(25) Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır.
Sure: Al-Qiyāmah - Ayet: 25  - Cüz: 29 - Sayfa: 578
(35) Daha ne olsun, sana yazıklar olsun, yazıklar!
Sure: Al-Qiyāmah - Ayet: 35  - Cüz: 29 - Sayfa: 578
(4) Doğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık.
Sure: Al-Insān - Ayet: 4  - Cüz: 29 - Sayfa: 578
(27) Doğrusu insanlar, çabuk elde edilen dünya nimetlerini severler de ağırlığı çekilmez günü arkalarında bırakırlar.
Sure: Al-Insān - Ayet: 27  - Cüz: 29 - Sayfa: 580
(29) İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
Sure: Al-Mursalāt - Ayet: 29  - Cüz: 29 - Sayfa: 581
(37) İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
(38) İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
(39) İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
Sure: An-Nāzi‘āt - Ayet: 37-38-39 - Cüz: 30 - Sayfa: 584
(40) O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
(41) O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
(42) İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.
Sure: ‘Abasa - Ayet: 40-41-42 - Cüz: 30 - Sayfa: 585
(14) Allah'ın buyruğundan çıkanlar cehennemdedirler.
(15) Din Günü oraya girerler.
(16) Oradan bir daha ayrılamazlar.
Sure: Al-Infiṭār - Ayet: 14-15-16 - Cüz: 30 - Sayfa: 587
(7) Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.
Sure: Al-Muṭaffifīn - Ayet: 7  - Cüz: 30 - Sayfa: 588
(17) Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.
Sure: Al-Muṭaffifīn - Ayet: 17  - Cüz: 30 - Sayfa: 588
(29) Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.
Sure: Al-Muṭaffifīn - Ayet: 29  - Cüz: 30 - Sayfa: 588
(36) Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.
Sure: Al-Muṭaffifīn - Ayet: 36  - Cüz: 30 - Sayfa: 589
(24) Onlara can yakıcı azabı müjde et.
Sure: Al-Inshiqāq - Ayet: 24  - Cüz: 30 - Sayfa: 589
(10) Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.
Sure: Al-Burūj - Ayet: 10  - Cüz: 30 - Sayfa: 590
(19) Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir.
Sure: Al-Burūj - Ayet: 19  - Cüz: 30 - Sayfa: 590
(15) Gerçekten onlar düzen kuruyorlar.
(16) Ben de bir düzen kurmaktayım.
(17) Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.
Sure: Aṭ-Ṭāriq - Ayet: 15-16-17 - Cüz: 30 - Sayfa: 591
(11) Bedbaht olan ondan kaçınacaktır.
(12) O, en büyük ateşe yaslanacaktır.
(13) O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.
Sure: Al-A‘lā - Ayet: 11-12-13 - Cüz: 30 - Sayfa: 592
(2) O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür.
(3) Zor işler altında bitkin düşmüştür.
(4) Yakıcı ateşe yaslanırlar.
(5) Kızgın bir kaynaktan içirilirler.
Sure: Al-Ghāshiyah - Ayet: 2-3-4-5 - Cüz: 30 - Sayfa: 592
(7) Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.
Sure: Al-Ghāshiyah - Ayet: 7  - Cüz: 30 - Sayfa: 592
(23) Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.
(24) Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.
Sure: Al-Ghāshiyah - Ayet: 23-24 - Cüz: 30 - Sayfa: 593
(24) "Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.
(25) O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.
(26) Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
Sure: Al-Fajr - Ayet: 24-25-26 - Cüz: 30 - Sayfa: 594
(19) Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir.
(20) Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır.
Sure: Al-Balad - Ayet: 19-20 - Cüz: 30 - Sayfa: 595
(10) Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır.
Sure: Ash-Shams - Ayet: 10  - Cüz: 30 - Sayfa: 595
(8) Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
(9) Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
(10) Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
(11) O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.
Sure: Al-Lail - Ayet: 8-9-10-11 - Cüz: 30 - Sayfa: 595
(1) Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.
Sure: Al-Bayyinah - Ayet: 1  - Cüz: 30 - Sayfa: 598
(4) Ama, kendilerine kitap verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Sure: Al-Bayyinah - Ayet: 4  - Cüz: 30 - Sayfa: 598
(6) Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkar edenler, şüphesiz içinde temelli kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler.
Sure: Al-Bayyinah - Ayet: 6  - Cüz: 30 - Sayfa: 599
(8) Tartıları hafif gelenler ise,
(9) Onların yeri bir çukurdur.
(10) O çukurun ne olduğunu sen bilir misin?
(11) O, kızgın bir ateştir.
Sure: Al-Qāri‘ah - Ayet: 8-9-10-11 - Cüz: 30 - Sayfa: 600
(1) De ki: "Ey inkarcılar!"
(2) "Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
(3) "Benim taptığıma da sizler tapmazsınız."
(4) "Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim."
(5) "Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz."
(6) "Sizin dininiz size, benim dinim banadır."
Sure: Al-Kāfirūn - Ayet: 1-2-3-4-5-6 - Cüz: 30 - Sayfa: 603


🍃 Kur'an-ı Kerim'de diğer konular


Saturday, July 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler